Kızılcık Şerbeti 66. Bölüm (2. SEZON FİNALİ) @showtv
[jenerik müziği]
[gerilim müziği]
Annem, beni dinle.
Dinliyorum, söyle.
Bana inanan tek sen olduğun için...
...bunu sana söyleyeceğim.
Ne oluyor Nilay?
Madem bana kimse inanmıyor,
ben de bu yükü üstümden atıp
sana devredeceğim.
[gerilim müziği yükselir]
Neyi kızım?
Nilay?
Annem...
[gerilim müziği devam eder]
...Görkem...
...Ömer amcamla yatıyor.
[gerilim müziği yükselir]
Sus.
Kapa çeneni.
Koparırım o dilini.
Peki o zaman.
[gerilim müziği devam eder]
Bak.
[gerilim müziği devam eder]
[gerilim müziği yükselir]
Allah'ım, bu ne?
Allah'ım, bu ne?
[gerilim müziği]
Bu ne Nilay?
Sen nasıl buldun bunu?
Vallahi anne, ne sen sor ne ben söyleyeyim.
Allah bize acıdı, tek açıklaması bu.
Giray'ın ofisinde çalışan bir çocuk var, adı Çağrı.
Gittiği mekanları gösterirken bir baktım bunlar.
Eyvah!
Eyvah!
Bunlar...
Ay, dilim varmıyor.
Evet, onlar sevgili anne.
Sus, sus Nilay, sus!
Anne, biz şimdi ne yapacağız? Sen onu söyle.
Ay bilmiyorum, bilmiyorum, bilmiyorum.
Benim, benim oğlumun karısı olmasa ben... Ben bunu hemen kapı dışarı ederim de...
Ay, ay, ay, ay, ay.
Ay, benim çocuğum bir şey yapar. Başı belaya girer.
Fatih ikisini de öldürür.
Sus Nilay, sus, sus, sus! Allah yazdıysa bozsun, sus Allah aşkına.
Acaba hâlâ görüşüyorlar mı?
Ömer amcam da az değilmiş.
Gerçi fotoğraf da eski.
Kim? Kim? Kim? Kim biliyor bunu başka? Kim biliyor?
Zülkar.
Sen ona niye söylüyorsun?
Anne, ben söylemedim, beraber gördük, ne yapayım?
Allah kahretsin, Allah kahretsin.
Merak etme, Zülkar kimseye bir şey demez.
Sen de sakın ağzını açmayacaksın, sakın kimseye bir şey söyleme.
Nasıl yani, susacak mıyız anne?
Ben bunu bir sakin kafayla düşüneceğim.
Sen sakın karışma.
Duydun mu beni, sakın.
-Ama anne, ben gördüm. -Hayır dedim sana, hayır.
Hiç kimseye bir şey söylemeyeceksin, Görkem'den uzak duracaksın.
Ben bu meseleyi çözeceğim.
Peki anne.
[gerilim müziği devam eder]
Kalk, kalk hadi, gidelim içeri.
Sakın kimseye bir şey belli etme.
Elim ayağım titriyor.
Kalk hadi.
Görkem, kızım, hayırlı olsun, kendine yeni araba almışsın.
Teşekkür ederim babacığım.
Moralim bozuktu biraz, iyi gelir diye düşündüm.
İyi geldi mi bari?
[gerilim müziği]
Eh, idare eder.
Sen kendi paranı harcıyorsun,
istediğin gibi, dilediğin gibi, anlıyorum ama
yine de bu devirde israftan kaçınmak lazım.
Değil mi?
Babacığım, ben kendimi şımartmaktan hoşlanıyorum.
Baktım, başka yapan da yok.
[gerilim müziği]
İyi misiniz siz?
İyiyiz, iyiyiz oğlum, yok bir şey.
Ne bileyim, ikinizin de yüzü biraz şey gibi geldi de.
Yok, iyiyiz, bir şey yok.
Nilay bugün şirkete geldi.
Olay çıkardı.
-Ne? -Aynen öyle.
Hiç şaşırmadım.
Önce benim odama, sonra babamın odasına daldı.
Ben aile içi sorunları konuşup gidermek istedim.
Aile içi sorunlar aile içinde giderilir kızım.
Şirketi basmak ne demek?
Haklısın babacığım, çok affedersin.
Mustafa'mın haberi yoktu, kimsenin yoktu. Ben kendi kendime geldim.
Gelme bir daha o zaman.
Gelmem zaten.
-Hayırlı akşamlar. -[gerilim müziği biter]
Hayırlı akşamlar kızım.
Nursema...
-...sen çıkarken üstünde bunlar yoktu. -[gerilim müziği]
Hı.
Kıyafetimin başına talihsiz bir olay geldi.
O yüzden ben de gittim, bunları aldım işte.
Niye, ne oldu?
Önemli bir şey değil işte. Bir şeyler döküldü de.
Ben çok yorgunum, izninizle yatabilir miyim?
Normal ablacığım, gayet normal.
Ne güzel eğlenmişsiniz. İzledik, çok iyi.
[gerilim müziği devam eder]
Hayırlı geceler kızım.
Hayırlı geceler.
Pembe Hanım,
iyi misiniz?
[gerilim müziği]
İyiyim kızım, çok iyiyim.
Allah'ın izniyle daha da iyi olacağım.
İnşallah.
Ben artık izninizi rica edeyim, yatayım.
Hayırlı geceler.
-Tamam, ben de geliyorum birazdan. -Tamam hayatım.
Anne,
Görkem buradayken sinirlenmesin diye konuşmadım ama
bu Nilay artık fazla oluyor.
Tamam, iyi niyetle gelmiş işte kız. Uzatma sen de.
Nilay'ın üstüne gidilmeyecek.
Görkem'e yeteri kadar müsamaha gösterdik.
Ha, öyle mi?
Ben anlamadım ya, ne yaptı bu kız size?
Ne oluyoruz yani?
Kızın bir dayak yemediği kaldı diyeceğim,
yok, onu da yedi zaten bu evde.
Ben Görkem'e elimi bile sürmedim.
Ben Nilay'a inanıyorum.
Yok, zaten hepiniz inanıyorsunuz. Hatta görünüşe göre annem bile inanıyor.
-Ya siz geçen güne kadar... -[Abdullah] Şş, tamam, uzatma.
Uzatma Fatih.
Gelinler kendi aralarında çözsünler problemlerini.
Her şey bitti, şimdi bu mu başladı?
Hayırlı geceler.
[gerilim müziği yükselir]
Yok artık, o kadar da değil yani.
Evet.
Rüzgar'la Nursema nerede?
Nursema abla aradı beni, acil işi çıkmış.
Gitmesi gerekiyormuş, gitti ama Rüzgar'ı ben de bilmiyorum.
Rüzgar bu ya, canı sıkılmıştır. Başka bir yerden esmek istemiştir.
Ben sizi bırakabilirim eve.
Sana zahmet olmasın?
Yok canım, ne zahmeti?
İyi, tamam.
Çimen, hadi, sen de bizimle gel.
Yok, şey, biz Metehan'la bir arkadaşıma gideceğiz.
O beni bırakır.
Ben bırakırım.
Biz de yavaştan gidelim istersen hayatım.
-Yalnız bizim gecemiz bitmedi henüz. -Nasıl?
[duygusal müzik]
Biz bu gece burada kalıyoruz.
Oo.
E, tamam, hadi gidelim o zaman biz.
Kızlar, bu güzel organizasyon için çok teşekkür ederim.
Annemlere ben uğrarım, yarın annemi de görürüm.
Giraycığım, geldiğin için ayrıca sana da çok teşekkürler.
Ne demek, asıl ben davet ettiğiniz için teşekkür ederim, sağ olun.
-Anneciğim, tekrardan iyi ki doğdun. -Canımsın.
Nice senelere güzel annem.
-E, hadi. -[Ömer] Dikkatli gidin, olur mu?
Tamam, hadi tekrar mutlu yıllar.
-[Ömer] Sağ olun. Hadi. -[Kıvılcım] Teşekkür ederiz.
-Öpüyorum hepinizi. -Görüşürüz.
[duygusal müzik devam eder]
Ya Ömer.
-Açıyorum. -Hazır mısın?
Tamam, hazırım, hadi aç.
Ay çok heyecanlıyım, hazırım.
Ya Ömer.
Hayatım.
Gidemediğimiz balayımız gibi düşün.
Ama tabii bu gitmeyeceğimiz anlamına gelmez.
Bu yaz seninle harika bir tatil planladım.
Nasıl, biraz daha detay alayım o zaman.
Detay, uçakla gidiliyor.
-Tamam, daha ayrıntı ver. -Birkaç şehir gezeceğiz.
Ama başka ayrıntı yok, sürprizi kaçırmayalım lütfen.
Ya Ömer, çok heyecanlandım.
Çok heyecanlı.
[duygusal müzik devam eder]
[Edda Dora - "Aşk" çalar]
♪ Sözüm ona gözü bana kördü ♪
♪ Koşa koşa gelir yanıp söndü ♪
♪ Hani nerde bu boş yarım? ♪
♪ Deli gibi kırıp yıkıp döktü ♪
♪ Yine başa sarıp geri döndü ♪
♪ E, bu zaman adil değil ki ♪
♪ Bu yüzden beni sana sarmala yine ♪
♪ Yüreğime dokun ya öylece ♪
♪ Hani bir son nefes gibi kokladım ♪
♪ İçime çeke çeke ağladım ♪
♪ Yüreğime soğuk sular yine ♪
♪ Kaderime yazık gelir öylece ♪
♪ Sanırım anladım, senin o anlamın ♪
♪ Bana yine kalır tek hece ♪
♪ Aşk senin, kokun, tadın, aşk yerim ♪
♪ Doyamadım hiç, mağrur gözlerin ♪
♪ İçime akıyor sanki tenin ♪
♪ Aşk senin, kokun tadın, aşk benim ♪
♪ Yüreğime vurun o zinciri ♪
♪ Gidemem uzağa sensiz geri ♪
Nursema.
[kalp atışı]
Kendine gel ya, ne oluyor?
Mustafa'm.
Mustafa'm, yapma böyle, asma suratını.
Artık sürekli birilerinin sana laf etmesinden çok sıkıldım Nilay.
-[gerilim müziği] -Ya bitecek, az kaldı.
Gerçekler ortaya çıkacak.
Ne gerçeği ya, ne diyorsun?
Yani, Görkem'in gerçek yüzünden bahsediyorum.
Benim Fatih'ten hiç umudum mumudum yok.
Sen bana güven. Eden bulur.
Sen de kurban olayım, gelme artık şirkete Nilay.
Niye geliyorsun şirkete?
Yok, ben dersimi aldım, aman, tövbe gitmem.
Ya suçsuz olduğumu anlatayım dedim ama lafı ağzıma tıktılar.
Ya bırak, birilerine bir şey ispat etmeye çalışma artık.
Zaten senin ve annenin fikri benim için önemli.
Diğerleri de yaptıklarının cezalarını çekecekler.
Tamam, sen de yani yine de beddua etme şimdi, günah.
Yok canım, beddua değil.
Altıncı his diyelim.
Anne.
Hı?
Hâlâ şu dolandırılma meselesine takılı değilsindir umarım.
Takılıyım ama şimdi bir iki saat dizi için düşünmeyeceğim.
Aman, iyi bari.
[duygusal müzik]
Gel, gel, gel de seni neşelendirecek bir şey göstereyim.
Aman, beni hiçbir şey neşelendiremez.
Giray Doğa'yı eve bırakıyor.
Bu neşelendirir.
Gel, gel.
Davet ettiğin için beni teşekkür ederim.
Ben de geldiğin için teşekkür ederim.
O zaman yarın da sen bana gel.
Yemek hazırlayayım sana, bir şeyler yeriz.
Olur, çok güzel olur.
İyi, süper.
Tamam, yarın görüşürüz o zaman.
Görüşürüz.
Aa.
Bizimkilere bak, baykuş gibiler.
Çok komikler gerçekten.
Gördü, kaç.
Ay.
Eve gidince de görmedik diyecekler.
Süperler gerçekten.
-O zaman görüşürüz. -Tamam, peki, görüşürüz.
Ben geldim.
Gerçi siz biliyorsunuz ama.
-Aa, hoş geldin. -[duygusal müzik biter]
Sen mi geldin?
Ay az önce camda gördüm sizi.
Bak, dedim ben sana gördü diye.
-[neşeli müzik] -Görsünler.
Biz meraklı bir aileyiz.
Ee, geceniz nasıl geçti?
Çok güzeldi, çok eğlendik.
-Annemle Ömer abi de bugün orada kalacak. -Ne güzel.
Çimen nerede?
O da gelir birazdan, Metehan bırakacaktı.
Giray'la seni yalnız bırakmak için öyle demiştir, akıllı kız.
Aferin benim kızıma.
Ya siz var ya yani.
Neyse, bir şey demiyorum.
Deme zaten.
Ha, bu arada şey, annemler yarın sabah kahvesine gelecek.
Gelsinler.
O zaman ben artık yatayım.
Yoruldum.
İyi, hadi iyi geceler. Cemreto da uyuyor.
Ay, başınızı ağrıtmadı, değil mi?
-Yok canım. -Uyumasını istemedik.
O derece, öyle söyleyeyim yani.
Tamam, teşekkür ederim. Hadi iyi geceler.
İyi geceler.
Benim bir şeylerle oyalanmam lazım.
Allah'ım, sen bize yardım et.
Yemek yapayım bari.
Ha, yufka almıştım.
-Aa. -[gerilim müziği]
Anne, ne yapıyorsun burada gece gece?
Öyle uyku tutmadı da.
Bari börek yapayım dedim.
He.
Sen uyku tutmayınca zikir çekersin ama.
Yemek yapıyorsan bir şeyleri düşünmemeye çalışıyorsun herhalde. Ne oldu?
Yok kızım bir şey.
Zikir de çektim de yine uyku tutmadı.
Sen niye kalktın gece gece?
Odamda suyum bitmiş. Onu doldurmaya geldim.
İyi, hadi, doldur suyunu da yat bir an önce. Yarın iş var.
Babamla mı ilgili yoksa?
[gerilim müziği devam eder]
Ay...
Nursema, yok bir şey diyorum. Üstüme gelme kızım.
Anne, bak bir şey yapıp adamı delirtme.
Çünkü sen durup durup bir şey yapıyorsun.
Sonra olan sana oluyor.
Nursema, ya böreğe yardım et ya da sus.
Allah rahatlık versin.
[gerilim müziği devam eder]
Sağ ol kızım.
[gerilim müziği]
Görkem, kızım.
Kızım, bugün bize sabah kahvesinde eşlik eder misin?
Malum birkaç gündür tatsız olaylar yaşadık.
Aramızdaki kırgınlıkları giderelim diyorum.
Çok iyi düşünmüşsün anneciğim.
Kalırsın, değil mi Görkem?
Tabii.
Yani, eğer herkes hatalarından ders aldıysa...
Neden olmasın?
Aldık kızım, aldık.
Hatalarımızdan öyle bir ders aldık ki o kadar olur.
Baba, eğer müsaaden olursa ben bugün şirkete biraz geç geleceğim.
-Sebep? -[gerilim müziği biter]
Bu teknenin bakım ve onarımıyla ilgileniyorum da
inşallah bugün kullanıma hazır hale gelecek.
Güzel.
Abiciğim, tekneye binebiliyor muyuz artık?
Tabii kızım, istersen yarın çıkarız.
Olur, tamam, bakarız.
[duygusal müzik]
-Ablacığım. -Teşekkür ederim Sevilaycığım.
-Kıvılcım Hanım, iyi ki doğdunuz. -Teşekkür ederim Sevilaycığım.
Tekrar doğum günün kutlu olsun bir tanem.
Teşekkür ederim anneciğim. Ayrıca hediyen için çok sağ ol.
Aman, çam sakızı çoban armağanı.
Sönmez Hanım, aslında biz buraya çok hayırlı bir iş için geldik.
Hayırdır, ne var?
Anneciğim, tedirgin olunacak bir şey yok. Hayırlı bir iş diyor.
Sizin işlerinize pek akıl sır ermiyor.
Kime göre hayırlı?
Orası biraz muamma.
-Daha fazla bekletmeyelim Kıvılcım, he? -Tamam.
Sürpriz.
Efendim, buyurun.
Bu ne?
Hale teyzeyle konuştum. Onun da vizesi varmış.
Bu biletlerden birisi onun. Beraber gidiyorsunuz.
Aa.
Çocuklar, çok teşekkür ederim.
Ay, birden çok duygulandım.
Anneanneciğim, yapma böyle.
Son zamanlarda sinirlerim çok bozuk.
Biliyoruz anne.
O yüzden biz de
yüzünüz biraz gülsün diye seyahate gönderelim dedik sizi.
Bu çok fazla Ömer, çok.
Hiç de değil, az bile.
Teşekkür ederim canım.
[duygusal müzik devam eder]
Çok teşekkür ederim Ömer.
Rica ederim Sönmez Hanım.
-Canım yavrum. -Canım annem.
Git, güzelce gez, dolaş. Gönlünce eğlen.
Ay, sayenizde güzel bir yaz geçireceğim çocuklar.
İyi tatiller.
Çok mersi, çok mersi.
Canımın içi.
Sensin benim canımın içi.
Hadi, ben kaçıyorum.
Ben şimdi hiç yüz göz olmayayım.
Sen Zülkar'ı tembihle, sakın ağzını açmasın.
-Tamam mı? -Tamam anne, sen merak etme.
[gerilim müziği]
Görkem nerede şimdi?
Odasındadır, Seher'e soralım.
Sor.
Seher!
Buyurun Nilay Hanım?
Görkem nerede?
-Odasında. -İyi, sağ ol.
Gidebilirsin.
Sen burada dur. Ben halledeceğim.
Anne, dur, ben de geleyim. Saldırır falan.
Hayır, sen otur, sen sakın karışma. Ben şimdi gideceğim, konuşacağım.
Onu bugün bu evden göndereceğim.
Hadi inşallah.
Onun bu kapıdan ağlayarak gittiğini göreyim,
vallahi kurban keseceğim.
-Hadi bismillah. -Allah'ım, inşallah.
[kapı vurulur]
Ben iniyordum birazdan.
İnme.
[gerilim müziği yükselir]
Ne yapıyorsunuz siz?
Pılını pırtını toplayıp hemen bu evden gidiyorsun.
Anlayamadım.
Nereye gidiyormuşum?
Ben senin ne haltlar yediğini biliyorum.
Seni arsız. Seni namussuz seni.
[gerilim müziği devam eder]
Bana bakın.
Ağzınızı toplayın.
Sonra çok fena olur.
Ömer'le ilişkini biliyorum.
Ne?
Yok öyle bir şey.
[gerilim müziği devam eder]
Şimdi hemen bu evden gidiyorsun.
Bir daha da bu kapının önünden bile geçmeyeceksin.
Susuyorsam eğer oğlum için susuyorum.
10 dakikaya bütün eşyalarını toplayıp gidiyorsun buradan.
Gitmiyorum.
[gerilim müziği devam eder]
Sıkıyorsa gönder bakalım.
Gitmiyor musun?
Git, kime neyi anlatıyorsan anlat.
Senden mi korkacağım ben, he?
Bana göre hava hoş.
Olan senin oğlunla amcasına olur.
Ne diyorsun sen be?
Sen Fatih'le konuştuğun zaman
karınla amcasının ilişkisi var dediğinde Fatih ne yapacak sence?
He?
[gerilim müziği devam eder]
Sen ne terbiyesiz bir şeymişsin öyle.
Hiç utanman yok.
Yok!
Yok benim utanmam falan.
Sen konuş, biri hapse girsin, biri de mezara girsin.
Ayrıca bizim Ömer'le ilişkimiz Fatih'le tanışmadan önceydi.
Ve çoktan bitmişti.
Sen hâlâ ilişkimiz mi diyorsun?
Ne utanmaz bir şeysin sen.
Ya sen bana ders...
Sen bana ders vereceğine
git, o bayıldığın Ömer'le konuş.
Hâlâ benim peşimde.
Tutturmuş,
unutamıyorum seni, bana geri döneceksin diyor.
[gerilim müziği devam eder]
Ya!
İnanmıyorsan git, oğluna sor.
Git Fatih'e sor.
Bizim evliliğimizi kurtarmak için Fatih amcasına gittiğinde
ne akıl vermiş, biliyor musun?
Git, boşan demiş.
Çünkü hâlâ bende gözü var.
O zavallı Kıvılcım'la da sırf bana inat olsun diye evlendi.
Kendince kamufle etmeye çalışıyor durumu.
[gerilim müziği devam eder]
Sen
beni korkutamazsın.
Sakın küçücük aklınla beni bu evden göndermeye kalkma.
Olan size olur.
Şimdi defol git odamdan.
Defol!
Yürü! Defol!
Ay.
[Görkem bağırır]
[Görkem bağırır]
[gerilim müziği devam eder]
[Görkem bir şeyler kırar]
[Görkem] Ben mi gideceğim bu evden?
Ay.
[Görkem] Ben gitmeyeceğim.
Ben mi gideceğim?
[gerilim müziği devam eder]
[bağırır]
[bağırır]
Hay Allah'ım!
[bağırır]
[bağırır]
Anne!
Anneciğim!
Bismillahirrahmanirrahim.
Bismillahirrahmanirrahim.
-[gerilim müziği] -Ya Şafi, ya Kafi.
Anneciğim, ne oluyor? Korkutma beni.
Sesler geldi de gelme dedin diye gelmedim.
İyi ki gelmedin Nilay.
İyi ki gelmedin.
Ben bir soluklanayım.
Anne, söylesene, ne dedi? Gidiyor mu?
Ne gitmesi?
Ne gitmesi?
Beni tehdit etti.
Tehdit etti beni, tehdit etti beni. Ağza alınmayacak laflar söyledi.
Ne?
"Git, söyle" dedi.
"Git, söyle" dedi.
Anne, ne diyorsun sen?
[gerilim müziği devam eder]
Biri birini öldürür dedi.
Allah'ım, Allah'ım, Allah'ım. Biri birini öldürür dedi.
Selamun kavlen.
Ebu Cehil bunun yanında melek. Allah'ım.
Ömer...
Ömer hâlâ bunun peşindeymiş.
Ay Nilay.
Anne, biz ne yapacağız şimdi?
Bilmiyorum.
Bilmiyorum, bilmiyorum, bilmiyorum kızım.
Kafam orta yerinden çatlayacak şimdi benim.
[gerilim müziği devam eder]
Bana bak Nilay.
Sakın.
Sakın onunla konuşmayacaksın.
Duydun mu?
Tek kelime etmeyeceksin. Ağzını açmayacaksın. Bu kız deli.
Tamam mı?
Senin bildiğini söylemedim ben.
-Sen de sakın uğraşma. -Tamam anne, merak etme.
Ay Allah'ım, Allah'ım, Allah'ım. Ne yapacağız biz? Başım çatlayacak.
Benim başım çatlayacak. Ne yapacağız?
[telefon çalar]
[gerilim müziği devam eder]
[kapı vurulur]
Amca.
Gel Fatih.
[gerilim müziği biter]
Gece güzel eğlenmişsiniz amca.
Hayırdır, eğlenmese miydik yani?
Yok, yok amca. Onun için söylemiyorum da.
Mesela Giray ne ara aileye bu kadar girdi, onu merak ediyorum ben.
[gerilim müziği]
Ya ne anlatıyorsun sen Fatih?
Bana ayıp ettin amca.
Ne ayıp ettim oğlum ben sana?
Sen, benim o adamla olan
gerginliğimi bildiğin halde aile pozu veriyorsun, farkında mısın?
Of.
-Fatih, sen kendinde misin? -[duygusal gerilim müziği]
Yani, karımın doğum gününde olanlarla ilgili sana hesap mı vereceğim?
Bunu mu bekliyorsun benden?
Ya senin hiçbir şey söylemeye hakkın yok.
Doğa senin için bitti artık. Geçmişte kaldı. Anla bunu artık.
Sen de hemen Giray'ı kabul ettin yani.
Bu Giray'ın özelinde bir şey değil.
Yani, Doğa da benim kızım sayılır.
Onun misafirine pek tabii saygı gösterdim.
Senin karına gösterdiğim saygı gibi.
Tamam amca, neyse.
Kusura bakma, ben sana çıkışmak istemedim.
Ama çok da bozuldum.
Benim tarafımda olmanı beklerdim.
Ya ben taraf değilim Fatih. Ben kimsenin tarafı değilim.
Ortada taraf maraf yok. Anla bunu ya.
Bunu bir idrak et, lütfen.
Peki, öyle olsun.
[duygusal gerilim müziği devam eder]
Allah Allah.
Hah, Yusuf. İyi günler.
Hayırlı günler Kıvılcım Hanım.
Haluk Bey'le ilgili bir sorun yok, değil mi?
Hayır efendim, bir sorun yok.
Senin de benim yüzümden başın ağrıdı. Ne olur kusura bakma.
Yok efendim, olur mu öyle şey?
Yok ama yani, benim yüzümden bir sürü şey yaşadın.
Ben kendimi sorumlu hissediyorum.
Haluk Bey'le ilgili bir sorun yok.
Aramız iyi.
Arada olur böyle.
Tamam.
Haluk Bey sana iş verirse önce onun işini hallet, sonra benimkini.
-Olur mu? -Olmaz Kıvılcım Hanım, ben hallederim.
-Siz merak etmeyin. -Yusuf, benim içim rahat etmez.
Önce Haluk Bey'in işini hallet, sonra benimkini çözersin, tamam?
-Siz nasıl isterseniz. Peki efendim. -Teşekkür ederim, sağ ol.
Rica ederim.
Müsaadenizle.
[gerilim müziği]
[telefon çalar]
Ya ne var be, ne var be? Ne istiyorsun benden ya?
Salak herif!
Salak herif!
Engelliyor bir de beni.
Hayatını kurtaracaktım salak!
Ben de kendi lehime çeviririm o zaman.
Kendi lehime.
[gerilim müziği devam eder]
Üzülme. Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah'ı var.
Amenna saddakna.
[gerilim müziği]
Ne yapıyorsunuz bakalım?
Anneciğim.
Bir şey mi oldu?
Pek keyfiniz yok gibi.
Biraz başım ağrıyor benim.
Aman, ne olur.
Dikkat edin kendinize.
Biraz dinlenin, uzanın.
Siz bize lazımsınız.
Değil mi?
Neyse. Ben arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum.
Bir iki saate dönmüş olurum.
Hayırlı günler.
Güle güle.
Anne.
Allah aşkına, bunun yaptıkları yanında kâr mı kalacak?
Ben bir şey düşüneceğim.
Öyle bir anda ortaya atamam ki kızım.
Oğlum söz konusu.
Ne diyeyim yani şimdi?
Senin karın... Tövbe, tövbe, tövbe. Tövbe, tövbe, tövbe.
Tövbe ya Rabb'im. Söylemeye dilim bile varmıyor.
Doğru diyorsun.
Fatih, Ömer amcamı öldürür, alnının çatısından vurur hem de.
Ay, ay, ay, ay, ay, ay.
Ay Nilay, bir kolonya getirin bana.
Zülkar! Zülkar!
Koş!
Bismillah. Annem!
Zülkar, çabuk kolonya getir.
Sarımsak, soğan, ayıltacak ne varsa hemen getir. Koş.
-Anneciğim. -[duygusal müzik]
Allah'ım.
-Allah'ım, neler geldi başımıza. -Anneciğim.
Zülkar, koş.
Annem.
Dök, dök, dök, dök yavrum.
Ay...
Anneciğim, yapma böyle.
Allah'ım, Allah'ım.
Alev, ben bu arada Çeşme'den iş aldım ya. Yazın oradayım, söylemeyi unuttum sana.
E, çok iyi haber bu.
Vallahi, sen de aldın başını, gidiyorsun ha.
Seni tutabilene aşk olsun.
İyi oldu vallahi ya.
-Bütün yaz oradayım işte. -İyi yapmışsın, iyi.
İşler için çok gerekirse bizimkilerden yardım isterim.
Kızım, sen daha neyin çalışması ya karnın burnunda?
Nereye kadar devam edecek böyle?
Doğru söylüyorsun ya. Son bir ay.
Zaman ne kadar hızlı geçiyor, şaka gibi.
Hayır, o değil de senin göbek benim karpuz yiyince çıkan göbeğe benziyor.
Hayır, sen kilo mu aldın, hamile misin? Ben anlamadım ki.
Hailey Bieber bir, ben iki canım.
-İyi, hadi bakalım. -[neşeli müzik]
Ben çıkıyorum, bir menajerle buluşacağım.
Tamam, hemen mi gideceksin peki?
Yok, hemen gitmem ya.
Bir konuşacağız önce, bir plan program yaparız.
Zaten gitmeden ararım seni ya.
İyi, kendine iyi bak Rockstar.
Kızım, görüşeceğiz buradayım, Allah Allah.
-Hadi bay bay. -Görüşürüz.
[neşeli müzik biter]
[telefon çalar]
Efendim canım?
Nasılsın canım?
İyiyim, ofisteyim, çalışıyorum. Sen ne yapıyorsun?
Ben de aynı.
İşin çok mu? Şeyde, bizim evde buluşalım mı?
-[duygusal müzik] -Yok, işim çok değil de
ne oldu, bir şey mi oldu?
Gelince görürsün.
İyi, tamam, çıkarım ben birazdan.
-Tamam canım, hoşça kal. -Bay bay.
-[kapı vurulur] -Gel.
Abdullah Bey, hepsi tamam.
Hepsini söylediğim gibi yaptınız mı?
Bizzat kendim ilgilendim efendim.
-Tamam yani? -Evet.
Eline sağlık, teşekkür ederim.
Rica ederim, müsaadenizle.
[duygusal müzik]
Nursema abla?
İyi misin?
He, iyiyim Metehan, ne oldu ki?
Bilmem, onu sen söyleyeceksin.
Dalgınsın yine.
He. Öyle miyim?
Değil misin?
Nursema abla, biliyorum, biz hiç yakın olamadık.
Yani, ben erkek olduğum için samimiyet kurmamızı istemediler.
Anlıyorum.
Ama değiştik be abla, he?
Hepimiz değiştik.
Doğru diyorsun.
Benim burada çalışıyor olmam bile büyük bir değişim.
Aynen öyle.
O yüzden beni erkek kuzenin gibi değil de yakın bir arkadaşın olarak gör.
Yani, ben öyle isterim, ne istersen anlatabilirsin bana.
Yani, biz Çimen'le öyleyiz mesela.
[kapı açılır]
Metehan, bana yardım eder misin?
Şu sistemi bir türlü çözemedim.
Gel başımın belası, ne oldu yine?
Ay siz çalışıyordunuz, değil mi?
Ben böldüm, kusura bakmayın.
Yok yok, ne demek? Sen gel.
-Kıvılcım Hanım odasında mı? -Evet, odasında.
Tamam, hadi siz çalışın, ben bir ona uğrayacağım.
-Peki. -Sağ ol.
Şuna bir bakar mısın ya?
Bu ne demek?
Yanlış yapmışsın tabloyu çünkü, gel geri.
[kapı vurulur]
Gel.
[duygusal müzik biter]
-Müsait misiniz, gelebilir miyim? -Müsaitim Nursema, geç lütfen.
Gel, hoş geldin.
Hoş buldum.
-Nasılsınız? -İyiyim canım, çalışmaca işte.
Sen?
İyiyim.
Bir şey mi oldu?
Ben sizden bir akıl almak için geldim de.
Tabii.
Konuyu siz az çok biliyorsunuz.
Anladım.
Rüzgar.
-[duygusal müzik] -Hı.
Bir tek de siz bildiğiniz için...
Nursema, bu kadar utanıp sıkılmana gerek yok.
Yani, bu çok güzel bir şey.
Ben çok alışkın değilim ya.
Herkesten ve her şeyden önce burada senin ne istediğin önemli.
Benim isteklerim
mantığıma ve aileme ters ama.
Kalbine ters mi?
Kalp yanılır ama, öyle değil mi?
Aynı ritimde bile atmıyor.
Ama mantık
tek bir yolda ilerliyor.
O yüzden de kalp üzer.
Mantık da pişmanlık getirir ama. Bunu da unutma.
İnsan dümdüz bir yolda daha çok hata yapar Nursema.
Çünkü rehavete kapılır. "Dümdüz bir yol, ne çıkar ki?" dersin.
Senin hayatın da öyleydi.
Ama bak, devreye kalbin girdi.
Hayatım altüst oldu.
Altı üstünden daha iyi gelmedi mi?
Çalışmaya başladın, ödüller aldın.
Ailene bir iş kadını olabileceğini gösterdin ve kabul ettirdin.
Daha ne olsun?
Doğru söylüyorsunuz aslında. Yani, şu andaki hayatımı çok seviyorum.
Ya.
Eğer onlar olmasaydı geçmişte şimdi buradaki Nursema olamazdın.
Rüzgar sizce samimi mi?
Bence evet.
Sen ama bunu çok irdelediğine göre olumlu şeyler duymak istiyorsun.
-Öyle mi? -Bence öyle.
Tamam o zaman. Son bir şey daha soracağım size.
Tabii.
Şimdi o bana çok güzel bir jest yaptı.
Ben de onun için bir şey yapmak istiyorum da.
Yapayım mı sizce yani? Nasıl olur?
Kesinlikle yap Nursema.
Sonra da ona cevabını ver.
Tamam, teşekkür ederim. Ben öyle yapayım.
Ömer de aramızdaki hainmiş.
Ben Kıvılcım Hanım'a üzüldüm. Yazık.
Hiç üzülmedim, beter olsunlar. Ben bir tek oğlumu düşünüyorum.
-Ya katil olursa benim çocuğum? -Allah'ım esirgesin.
Koynumuzda yılan beslemişiz.
Ben gidiyorum.
Nereye anne?
Şirkete.
Ne?
Merak etme, kimseye bir şey demeyeceğim. Nursema'yla konuşmaya geldim derim.
O Ömer benim gözümün içine bir baksın bakalım.
Ahlaksız.
-Ben de geleyim. -Hayır, hayır kızım, sen dur.
Sen hiçbir şey bilmiyorsun, sakın belli etme.
Ona göre, tamam mı?
Of anne.
Ya yeğenim, Allah aşkına ne yaptın sen ya, he?
Zülkar, yandık da ne yandık. Vallahi bu kız hepimizi evden atar.
-Sonunda babamla evlenir, bak görürsün. -Tövbe tövbe.
Zülkar, ben evde duramıyorum. Bir şeyler yapmamız lazım.
Annem de çıkıyor zaten.
Tamam Nilay, yapalım bir şeyler. Ne istiyorsun?
Şu bizim aşağıdaki eczaneye gidelim, satışlar ne durumda bakalım.
Oyalanalım hem, ne olur hadi gidelim.
Tamam, hadi kalk, hadi, gel.
Yürü.
Evet, Alev kulunuz bir telefonla geldi hemen.
Belki de geldiğine çok değecek, ne biliyorsun?
Bak bakalım.
[duygusal müzik]
Apocuğum, bu ne?
Tansiyon işi beni çok gerdi. Artık araba kullanmak yok.
Her yere bununla gelip gideceksin.
Bebek geldikten sonra da sana rahat olur.
Çok teşekkür ederim.
Görmek ister misin?
[duygusal müzik devam eder]
Bu bunun içi ev gibi.
E, organizasyon şirketi olan bir kadına bu yakışır diye düşündüm.
Düşünceli sevgilim benim.
Çok teşekkür ederim.
O zaman evimize gidip bunu kutlayalım mı?
Kutlayalım.
Ama çok vaktim yok, bir toplantıya katılmam lazım.
Peki, tamam, bir kahve içeriz o zaman.
Hadi.
[kapı vurulur]
Gel.
Abi, müsait misin, gelebilir miyim?
Tabii, tabii kızım, buyur.
İyi misin?
Değilim be kızım.
Nasıl iyi olayım?
Kendi evimizde ikinci sınıf insan muamelesi görüyoruz.
Şu Nilay'a yapılanlara baksana.
Düzelecek abi.
-Elbet düzelecek. Böyle gitmeyecek. -Doğru diyorsun.
Zaten bunları konuşmayalım.
Bunları konuştukça benim içim sıkılıyor Nursema.
Tamam, peki.
Ama anlatmak istersen ben hep buradayım.
Sağ olasın kızım, eksik olma. Zaten sen de olmasan...
Ben senden bir şey rica edecektim ama.
Tabii kızım, ne istersen.
Sen bugün sabah tekne kullanıma hazır dedin ya.
-Evet, dedim. -Ya ben bugün bir iki saat alabilir miyim?
Bir arkadaşıma sürpriz yapacağım da.
He, tamam, ben de bir şey oldu zannettim.
Tabii ki gidip alabilirsin Nursema.
Sormana gerek bile yok yani.
-[duygusal müzik] -Tamam abi, çok teşekkür ederim.
Ben o zaman gidip organize olayım.
Hadi, ol bakalım.
[duygusal müzik devam eder]
[telefon çalar]
Efendim Nursema?
Nasılsın Rüzgar?
Vallahi sesini duydum, daha iyi oldum.
Bir de yüzünü görsem muhtemelen havalara uçarım.
O zaman uçuralım seni.
Ne?
Buluşalım mı?
Hadi canım, seninle ben?
-Evet. -Baş başa?
Evet.
Ne diyorsun ya? O zaman damatlığımı giyip geliyorum.
Yok, normal gelebilirsin.
O da olur.
Şey, o zaman ben sana konum atıyorum.
Tamam canım, bekliyorum.
Görüşürüz.
-Mm. -Apo, teşekkür ederim.
Ne teşekkürü Alev?
Bir dediğimi iki etmiyorsun.
Gözün hep üzerimde.
İlgilisin, desteksin.
Eyvahlar olsun. Bir ama geliyor galiba.
Evet, geliyor.
Ben seninle çok mutluyum. Hem de sen hâlâ o eve giderken.
[duygusal müzik]
Artık tek istediğim annemle aranızın iyi olması.
Artık her şeyi bilsin, gizli bir şey kalmasın istiyorum.
Evet.
Güzel, ben de öyle istiyorum. Hiç bu durumdan memnun değilim.
Yani, her şey düzelsin artık. Aranız düzelsin.
Yaşlandı, ya bir şey olursa?
Allah korusun Alev. Olur mu öyle şey?
Allah korusun tabii de...
Şu son dolandırılma olayından sonra sanki daha bir çöktü.
Kıvılcım'la Ömer ona
gemi turu hediye ettiler.
Güzel.
Evet, biraz moral oldu.
İyi geldi gibi ama beni de arayıp bir hevesle anlattı.
Ama artık benim için de sevinsin istiyorum.
Bebeğimiz doğduğunda boynu bükük kalmasın.
[duygusal müzik devam eder]
O gemi turundan döndüğünde biz evlenmiş olacağız.
Ne?
Evlenmiş olacağız. Çocuğumuzu kucağımıza almış olacağız.
Evimizde mutlu mesut yaşıyor olacağız. O da mutlu olur, değil mi?
Ne istiyorsun? Dur, bana söyle.
Sana şu an sarılmam lazım. Kaldır beni, yardım et.
Ama benim toplantıya gitmem lazım.
Tamam, peki.
-Ben de seninle çıkarım. -Tamam.
Hadi bakalım.
Selamünaleyküm Pembe Hanım. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Aleykümselam.
Nasılsın Haluk Bey?
Hamdolsun efendim.
Güvenlik haber verdi de hemen karşılayayım istedim.
Eksik olma.
Nursema'yı göreyim dedim.
Nursema Hanım kızım az önce bir toplantı için çıktı.
Ha, öyle mi?
İyi o zaman, gelmişken Abdullah Bey'e uğrarım.
-Abdullah Bey de şirket dışında. -[gerilim müziği]
Dışarıda işi mi vardı?
Maalesef bilgim dışında
ama öğleden sonra çok önemli bir toplantısı olacak, mutlaka gelecektir.
Hm.
Abdullah Bey öyle önemli toplantısı olduğunda pek dışarı çıkmaz ama.
Her şey o kadar değişti ki Pembe Hanım.
-Belki haberiniz vardır. -Var, var, olmaz mı?
Kıvılcım Hanım'ı diyorsunuz.
-Olacak iş mi yani? -Lüzumsuz işler işte.
Aslında her şey Ömer Bey'in yeni iş diye tutturmasıyla başladı.
Şu farklı otel konseptini diyorsunuz.
Evet.
Abdullah Bey çok karşı çıktı ama Ömer Bey dinlemedi.
Hasbinallah ve nimel vekil.
Neyse, dur bakalım, onun da bir vakti gelir inşallah.
Eh, iyi o zaman ben madem Abdullah Bey gelecek,
odasında bekleyeyim onu.
-Tabii efendim, lütfen buyurun, buyurun. -Teşekkür ederim.
[gerilim müziği devam eder]
Merhabalar.
-Selamünaleyküm. -Buyurun, buyurun.
Biz Musay Kremleri'ne bakmıştık da.
Bizde yok ama muadili var.
-[neşeli müzik] -Nasıl yok?
Hiç mi yok?
Anlaşmalı eczanelerde bulabilirsiniz ama.
Burada anlaşma yok mu?
-Burası bu semtin en iyi eczanesi. -Maalesef.
Bakın, kremlerin sahibi benim. Yani yapan kişiyim.
Olmaz, burada da satılsın.
-Zülkar, numune kremlerden var, değil mi? -Var ya bir dolu var hem de.
-Heh, bir koşu getir Allah aşkına. -Tamam.
Hiç zahmet etmeyin, alamayız.
-Yasak, mümkün değil. -Aman, iyi, siz kaybedersiniz.
Yürü Zülkar, gidelim.
[neşeli müzik devam eder]
Zülkar ya, niye yasakmış?
Ya yeğenim, bunlar züppe ya.
Biliyordum ben almayacaklarını.
Bak, seni o yüzden aktara getirdim. Kesin alırlar.
İyi, tamam, sen numuneleri getir, ben de gidip konuşayım.
-Tamam, git, konuş, hadi. -Hadi.
[gerilim müziği]
[Görkem] Ömer engelledi. Pembe her şeyi öğrendi.
Rahat durmaz kesin bir şey yapar.
Ne yaparsa yapsın. Benimle baş edemez.
Siz kimsiniz be?
Hepinizin hakkından gelirim ben.
-Yettim, yettim. -Heh. Gel Zülkar.
Şimdi siz bunları alın.
Bir kuruş da para istemiyorum. En ön vitrine koyun.
-[neşeli müzik] -Gelenlere denetin.
-Yeter ki burada satın, tamam mı? -Tamam, yardımcı oluruz.
Zaten çok yakınız, komşu sayılırız, şurada oturuyoruz.
-Çok iyi, çok iyi. -Tabii, tabii.
Bunlar bitince de dayıcığım, ben yenilerini getiririm, onları da satarız.
-Satarız, satarız. -Aynen, sen şuraya koy.
Hayırdır Pembe Hanım, hangi rüzgar attı seni buraya?
Ben Nursema'nın bütün çalıştığı yerleri ziyaret ettim.
Adet bozulmasın diye buraya da geleyim dedim.
İyi yaptın. Gördün mü bari?
Yok, göremedim, dışarıda toplantısı varmış.
Maşallah, yavrum çok çalışıyor.
-Aynı babası. -[gerilim müziği]
Sen yoktun, geldiğimde.
Dışarıda bir yemeğim vardı. Aslında şimdi önemli bir toplantım var.
Haluk söyledi.
İkisi de eşit derecede önemli herhalde.
Yoksa sen öyle önemli bir toplantın varken kolay kolay çıkmazsın dışarı.
Yemek de önemliydi.
Niye, bir sorun mu var Pembe Hanım?
Yok, yok, bir sorun yok. Öyle merak ettim, sordum.
Eh, madem sen yoğunsun. Ben kalkayım o zaman.
Akşama evde görüşürüz.
Selametle.
Hadi hayırlı işler.
Kendim için bakmıyorum aslında.
Bunlar birazcık daha benlik.
Bana böyle,
basit bir şey lazım.
Kayınvalideme alacağım da.
Biraz alaturka bir kadın.
Gösterişli bir şey olursa bir de. Çünkü kilolu bir kadın.
İnce bir şey takarsak gözükmez onda.
Galiba şöyle bir şey arıyorsunuz Görkem Hanım.
Bu nasıl Görkem Hanım?
Aa, bu güzel.
Bu olabilir. Ne kadardı bunun fiyatı?
Hemen bakayım.
12 bin dolar.
E, iyi. Fiyatı da güzel.
Bir de çok fazla uğraşmak istemiyorum açıkçası.
-Ben alayım bunu, bu olsun. -Hemen efendim.
Gelmişken bir seni de göreyim dedim oğlum.
İyi yaptın anne. Ne söyleyeyim sana, çay kahve?
Yok, yok oğlum, hiçbir şey istemem.
Biz öyle Görkem'le biraz lafladık da bugün.
Bana bir şey söyledi.
Ben de merak ettim. Onu bir sorayım dedim sana.
Hayırdır, ne söyledi?
-Siz kavga etmişsiniz. -[gerilim müziği]
Ömer amcan da madem öyle boşanın demiş.
Hayır, niye böyle bir şey istiyor ki?
O sizin amcanız.
Merak ettim ben de.
Doğru söylüyor anne.
-Doğru mu? -Doğru.
Gelgitlerim vardı, bunalmıştım.
Gittim, amcamla konuştum. Yani, dertleştim, madem öyle boşan dedi bana.
Ha, öyle hemen?
Evet. Yani Görkem'le olmayacağını söyledi.
Allah Allah, hayır ona neymiş ki? Vahiy mi gelmiş?
Ne bileyim anne? Sonrasında bir ton olay oldu zaten.
Ne olayı oldu?
İşte Görkem, amcama çıkışmış.
Bir yerlerde buluşalım demiş falan.
Nerede buluşmuşlar? Burada mı?
Yok, burada değil, bir kafede.
İyi, neyse.
Hadi, ben gideyim artık o zaman.
Niye soruyorsun anne sen bunları?
Bana öyle söyleyince bir sorayım sana dedim.
İyi, peki, tamam.
Neyse, hadi görüşürüz evde.
-Tamam. -Hayırlı işler çocuğum.
-Hayırlı günler anne. -Bay.
[gerilim müziği devam eder]
Merhaba yenge.
[gerilim müziği]
Ömer.
[gerilim müziği devam eder]
Ahlaksız.
Namussuz.
Seni terbiyesiz seni!
Ne oluyor anne, ne yapıyorsun?
Ne oluyor?
Yenge, ne oluyor?
[Kıvılcım] Pembe Hanım.
[gerilim müziği devam eder]
Allah Allah.
Abimle tartıştı herhalde.
[duygusal müzik]
-Hoş geldin. -Hoş buldum.
Bu ne?
Sürprizim.
Beğendin mi?
Bayağı etkilendim çünkü.
Sana teşekkür etmek istedim de.
[duygusal müzik devam eder]
Hoş geldiniz Nursema Hanım.
Hoş buldum.
Arkadaşım Rüzgar.
-Memnun oldum, hoş geldiniz. -Merhaba.
Size teknemizin en güzel yerini hazırlattık.
-Buyurun. -Teşekkürler.
[duygusal müzik biter]
Çok güzelmiş gerçekten.
Peki ben bütün bunları evet olarak mı algılamalıyım?
Ama ağırdan alacağız Rüzgar.
Tamam.
Nasıl sevindim anlatamam.
[duygusal müzik]
Ağırdan alacağız dedik.
Yanağından öpeyim o zaman.
Elini tutayım bari.
[duygusal müzik devam eder]
Annem.
Leman ablayla Kayhan abi geldi.
İyi, gelsinler.
Bekliyordum zaten bu ziyareti.
Çağırıyorum.
Hayırdır anne?
Anlattım ya sana.
Bizim lokantayı matine olarak gizli kullanıyorlardı.
Özür ziyareti.
İyi bari, en azından özrü akıl etmişler.
Leman akıl etmiştir.
Efendim, cümleten selamünaleyküm.
Hoş geldiniz. Aleykümselam.
Hoş bulduk yenge, öpeyim.
Geç kızım, otur.
Nasılsın Nilay?
İyiyim Leman yenge.
E, hadi o zaman cumaya.
[neşeli müzik]
Şaka yaptım. Latife yapıyorum Allah aşkına.
Yani, artık öğrendim. Biliyorum bunu.
Hayırlısı olsun.
Yenge.
Hayırdır inşallah.
-Pek tadın yok gibi bir şey mi oldu? -Yok, yok kızım, iyiyiz. İyiyiz.
Çok şükür.
[neşeli müzik biter]
Ben Abdullah'a bakmaya gideyim.
Gelirim yine.
Tabii, tabii, sen rahat ol Nilay.
Sen rahat ol.
Ne içersiniz?
Bir şey almayalım yenge.
Biz senden özür dilemeye geldik.
E, o zaman tatlı yiyelim, tatlı konuşalım, değil mi?
[neşeli müzik]
Yenge.
Kusura bakma, senin de yüzünü kara çıkardık.
Pembe Hanım,
aslında bizim tek amacımız kadınlara istihdam sağlamaktı.
Zaten sadece kadın çalıştırdık.
Yok, bir de erkek çalıştırsaydınız.
Selamun kavlen.
Yani, hani kadınların da böyle eğlenmesini istedik Pembe Hanım.
Ya çok da eğlendiler aslında, değil mi Leman?
Yani, aslında evet.
Ne yazık ki kısa sürdü işte.
Ama bir daha tövbe yenge.
Yani, lokantaya gelme dersen de anlarım.
Gönül koymam.
Yok, yok kızım, olur mu öyle şey? Sen devam et.
Allah razı olsun.
Bak Leman, gördün mü, boşuna üzüldün ha.
Vallahi billahi. Pembe Hanımcığım, çok teşekkür ederiz.
Yani, bizimki böyle yengem bana küsecek diye var ya beni yedi bitirdi ya.
Dedim ki "Biz ne yaptık ya?
Cenazede böyle kahkaha mı attık?"
Yani "Umre uçağına besmelesiz mi bindik?" dedim ya.
Kayhan, tamam.
Yani, kısacası özür dileriz Pembe Hanım.
Ya diyorum ki şu matine işini hep beraber yapalım Allah aşkına.
Vur patlasın çal oynasın.
Bakın Kayhan Bey,
zaten canım burnumda. Lütfen.
Şaka yapıyorum Pembe Hanım. Şaka yapıyorum.
Yani, ne yapalım? Bundan sonra artık bize de hacı turu çıkar.
Bitti gitti işte.
Yenge, biz artık müsaadeni isteyelim.
Tamam yavrum, müsaade sizin.
Allah'a emanet ol.
Amin, siz de.
Hiç, hiç zahmet etmeyin Pembe Hanım. Biz gideriz.
Evet yenge, sen hiç yorulma, biz çıkarız.
Tamam, hadi güle güle.
Hayırlı günler.
Geç, geç hayatım.
[neşeli müzik biter]
Leman, aldın mı kokuyu Leman?
Yok Kayhan, ne kokusu?
-Kopacak kıyametin kokusu ya. -[neşeli müzik]
Kayhan, ne diyorsun sen? Ağzından yel alsın.
Ya ben olay paratoneri gibi bir adamım Leman ya.
Ben her şeyi hissederim. Sezgilerim güçlü.
Bak, sana bir şey söyleyeyim mi?
Pembe'de bir haller var ha.
O hâlâ bize tavırlı ya, ondan öyle gelmiştir sana hayatım.
Hiç sanmıyorum.
Bihter'in cenazesindeki Firdevs gibi ya.
Allah sonunu benzetmesin.
Amin, amin.
Gidiyor musunuz? Geçireyim ben.
Sağ ol Zülkar.
Hadi Zülkar, Allah'a emanet ol kardeşim.
Allah'a emanet.
Ulan almış saf kadını yanına var ya, istediği gibi kullanıyor.
Hayır, bu ailede bir tek bunlar mutlu, onu anlamıyorum.
Sahtekar herif.
Hayırlı akşamlar.
Anneciğim.
-Bunu size aldım. -[gerilim müziği]
Ne gerek vardı kızım?
Bugün Pembe annemle konuştuk.
Dertleştik.
Birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi anladık.
Canım annem.
Aramızdaki tatsızlıkları gidermek istedim.
Böyle küçük şeylerden kavga etmeyelim.
Ne de olsa
siz benim artık tek annemsiniz.
[gerilim müziği devam eder]
Hayatım, ne güzel düşünmüşsün.
Fatih, Mustafa'ya sarıl. Barışın bakalım gözümün önünde.
Küs değildik ki zaten baba.
Görelim o zaman, hadi.
Abi.
Fatih.
Anneciğim.
Hediyenizi açmayacak mısınız?
Evet anne, hadi açsana.
[gerilim müziği]
Zahmet etmişsin.
Durun, ben size yardım edeyim.
İzninizle.
Bunu çıkarmak yok tabii.
[gerilim müziği devam eder]
-Çok yakıştı anneciğim. -Aa, çok yakışmış gerçekten.
Teşekkür ederim.
-Hayatım, bir şey-- -Komik değil miydi?
Bir şey soracağım sana.
-Sor da espri de mi yapamayalım? -Şaka bir yana.
Tamam, şaka bir yana.
Pembe Hanım'ın bir şeyi mi var?
Niye sordun?
Hayatım, şirkette bize çok tuhaf davrandı. Farkında değil misin?
Evet, biraz tuhaftı. Ben de fark ettim ama bilmiyorum.
Yani, hadi tamam. Biliyoruz, bana garezi var.
Onun farkındayım zaten de. Seni çok sever.
-[duygusal müzik] -Yani, demek ki bir şeye bozuldu.
Anlayamıyorum yani. İnsanların ne kadar boş vakti var böyle.
Ya biraz eski kafalıdır yengem.
Eski kadın sonuçta. Boş ver, sen üstüne alma.
Yok canım, ben bir şey üstüme almıyorum zaten de...
Gidip gelemedik belki uzun zamandan beri. Evlendik ettik falan hani.
Belki ona bozulmuştur, ne bileyim? Eskiden ben çok sık giderdim.
Bilmiyorum ki.
Benim yüzümden yani.
Senin yüzünden demiyorum ama yengen böyle işte yani.
E, tamam, gitmemiz gerekiyorsa gideriz Ömer.
Bence bir gidelim, iyi olur.
Şimdi senin annenlere sürekli gidiyoruz. Belki bunu duydu.
Yani, bilmiyorum ama ona da bozulmuş olabilir.
Hayatım, o benim annem ama senin yengen.
Annem gibidir, üzerimde çok emeği var.
E, tamam yani, senin için bu kadar önemliyse gideceğiz hayatım.
-Gidelim yani. -Tamam, tamam.
Yarın ben abimle konuşurum.
-Bir gün ayarlar gideriz. -[duygusal müzik biter]
Tamam, bu arada yarın sabah da bizde kahvaltıya gidelim.
-Biliyorsun yolcudur Abbas. -Bağlasan durmaz, he?
İnşallah güzel geçer seyahati.
Umarım.
[duygusal müzik]
Şurada bir yerde duralım.
Tamamdır, şurada var.
Gerçi biraz daha var kapıya ama.
Kapının önüne kadar gitmeyelim. Annemler görür.
Hem ne dedik?
Ağırdan alıyoruz.
Yani ağırdan alıyoruz zaten de bu artık ağır çekim gibi bir durum sanki.
Tamam ama sen nasıl mutlu olursan öyle yapalım.
Bu arada harika bir gün geçirdim bugün.
Hatta belki de bu sene geçirdiğim en iyi gündü.
Benim için de öyle Rüzgar.
O zaman bu muhteşem gün için teşekkür ederim.
[duygusal müzik devam eder]
-Görüşürüz. -Görüşeceğiz.
Sen nereye?
Yani, eve kadar bırakamıyorum. Bari eşlik edeyim.
Olmaz Rüzgar.
Hadi, git evine.
Tamam, sen git, ben bakacağım.
Anneciğim, iyi misin sen?
[gerilim müziği]
İyiyim oğlum, yok bir şey. İyiyim.
Ne bileyim, öyle bir tuhaf görünüyorsun.
Ha, yok. Şey--
Öyle Abdullah'ı görünce
Cemre aklıma geldi de.
Özledim kuzumu.
E, tamam anneciğim, senin canını sıktığın şey bu mu?
Yarın getiririm ben Cemre'yi.
Ay vallahi çok iyi olur Fatih.
Sağ ol yavrum.
Hayırlı akşamlar.
[gerilim müziği biter]
-Hayırlı akşamlar kızım. -Nursema, nerede kaldın?
Şey, işlerim vardı dışarıda.
Çıkmadan önce de babama söyledim, bilgisi vardı.
-[gerilim müziği] -Ne işin vardı dışarıda?
Şirketle ilgili.
Ha, sen ev hanımısın, anlamazsın diyorsun bana.
Ya ben şimdi öyle bir şey mi söyledim?
Vallahi bence Pembe annemin yaptığı işler çok daha zor.
Çok daha yoğun.
Baksanıza, ev her gün tertemiz.
Her akşam çok güzel yemekler önümüze konuyor.
Vallahi Allah sizi başımızdan eksik etmesin anneciğim.
Amin.
Amin.
Amin.
Otursana kızım.
Ben bir üstümü değiştireyim baba. Sonra gelirim.
İyi, hadi, git değiş de gel.
Cümleten hayırlı akşamlar.
-Hayırlı akşamlar. -Hayırlı akşamlar.
Ben de Doğa'yı arayayım. Cemre'yi hazırlasın yarın için.
Hadi, hayırlı akşamlar.
[gerilim müziği biter]
Fatih'i uzun zamandır hiç bu kadar sakin ve huzurlu görmemiştim.
-[gerilim müziği] -Evet babacığım.
Çok şükür, çok iyiyiz şu anda.
Hepimiz alacağımız dersleri aldık.
Akıllandık.
Değil mi anneciğim?
Hı. Öyle, evet.
Maşallah, maşallah.
Allah ağzımızın tadını bozmasın.
Amin.
Anneanne, baksana.
Bütün İtalya ve Güney Fransa sahilleri var.
Ay size ne güzel şeyler getiririm.
Sen bizi düşünme. Kendi eğlenmene bak.
Ben sizi düşünmeden olur mu hiç?
Olur mu?
Yeriz seni.
[telefon çalar]
Kim ki bu saatte diyecektim...
Fatih.
Cemre'yi göreceğim bahanesiyle aramıyorsa ben de çimen değilim.
Dur bakalım, göreceğiz.
Efendim Fatih?
Doğa, nasılsın?
İyiyim, sen?
İyiyim ben de sağ ol.
Annem Cemre'yi özledi de. Yarın gelip alsam diyorum.
Tamam, gel ama yarın sabahtan işlerim var. Öğleden sonra evde olurum.
-[gerilim efekti] -Ne işin var?
Sana ne Fatih? İşim var işte.
Gelmek istiyorsan öğleden sonra gelirsin.
Hadi, bay bay.
[gerilim müziği]
İyi akşamlar.
Doğru bildin.
Cemre'yi görmekten başka bahanesi kalmadı.
İnşallah ben dönüşümde seni bununla birlikte bulmam.
Allah korusun.
Ay, saçmalamayın. Fatih'le ben mi barışacağım?
İmkansız.
Neyse, ben kaçtım.
[gerilim müziği biter]
Metehan'a söz verdim.
Son kez Umut'u dinlemeye gideceğiz.
Selam söyle.
Söylerim.
Umut bana da söyledi de ben çok yorgunum. Sen iletirsin, gelemeyeceğim.
Size iyi eğlenceler.
İletirim.
Dikkatli git, tamam mı?
Tamam, hadi ben kaçtım.
-Görkem'e ne oldu böyle ya? -[gerilim müziği]
Bilmem. Kafasına saksı düştü herhalde.
Aman, ne olduysa iyi oldu. Annem daha fazla üzülmesin de.
Mustafa,
ben sana bir şey soracağım.
E, sor.
Şimdi benim bir arkadaşım var.
Kim?
Arkadaşımın arkadaşı.
Kim, kim?
Mustafa, ne yapacaksın? Tanımazsın. Boş ver onu.
İşte bu kızın tanıdığı, kocasını,
kocasının amcasıyla aldatıyormuş.
Tövbe estağfurullah. Tövbe tövbe. O nasıl şey Nilay?
Görüşme bunlarla bir daha.
Yok, ben tanımıyorum zaten. Dedikodu bu.
O ne biçim dedikoduymuş öyle?
Bizim ailemizde olsa var ya cinayet çıkar.
Niye öyle diyorsun?
Mesela bu olay Ömer amcamla Fatih arasında olsa ne olurdu?
Tövbe estağfurullah. Allah'ım yazdıysa bozsun Nilay.
Sen Fatih'in ne kadar deli olduğunu görmedin mi?
Yeri geliyor, gözü beni görmüyor. Amcamı mı görecek?
[gerilim müziği devam eder]
-Öldürür diyorsun. -Tövbe de Nilay.
Ne biçim şeyler anlatıyorsun çocuğun yanında? Tövbe de.
Tövbe tövbe.
Allah korusun.
Heh, anne, ben de sana bakıyordum. Buradaymışsın.
Ne oldu?
İçeride seni biraz tatsız gördüm. İyi misin? Bir sorun mu var?
İyiyim, iyiyim. Yok bir şey. Öyle yorgunum herhalde.
[gerilim müziği]
Görkem'le barışmışsınız.
Anne, ya Allah aşkına bir şey söylesene. Niye susuyorsun? Bir şey mi oldu?
Kızım, yok bir şey.
Öyle genel canım sıkkın benim.
Şu babanın kahvesini vereyim.
Konser bayağı iyi geçti ya.
Evet, bayağı da kalabalıktı. Çok sevindim Umut'un adına.
Ben de.
Söyle.
Söyle, söyle. Çıkar ağzındaki baklayı.
Anlaşılıyor mu?
Bir zahmet, ben anlayayım.
Ya tamam, bak söyleyeceğim ama ne olur hiç kimseye söyleme.
Çünkü hiç kimse bilmiyor.
Tamam kızım, anlatmayacağım dedim ya. Söz.
Söyle.
Ben Erasmus'a başvurmuştum ve kabul edildim.
Şaka yapıyorsun.
Çok ciddiyim.
[duygusal müzik]
E, çok iyi haber bu. Niye söylemiyorsun ki kimseye?
Ya ne bileyim?
Yani, annemin yanında yeni asistan olarak çalışmaya başladım.
Ee?
Öncesindeki olayları da biliyorsun.
Böyle biraz uzaklaşmak istemiştim.
Şansımı denemek istedim. Oldu.
Ya Kıvılcım abla kesin kabul eder.
Zaten ona eğitim olsun. Biliyorsun onun düşünce sistemini.
-Oldu bu iş. Sen rahat ol. Takma hiç. -Ya biliyorum, biliyorum da
ne bileyim, daha söyleyemedim işte. Ben söylemeden sen hiç kimseye söyleme.
-Tamam? -Söylemeyeceğim dedim kızım.
Salak.
Biz ışıklardan sonra sağ yapalım abi.
[kapı kapanır]
İyi akşamlar.
Hoş geldiniz çocuklar.
-Hoş geldiniz. -Hoş bulduk.
Gelin bakalım.
Umut'un veda sahnesi vardı. Oradan geliyoruz.
-Hı. -Aa, ne vedası?
Ya Çeşme'de iş almış. Tüm yaz orada olacakmış.
Biz de son kez dinleyelim dedik işte.
Hm, anladım.
Hayırlısı olsun onun için.
İnşallah iyi bir dünya kurar orada kendine.
Herkes kendi dünyasında olması gereken yerde.
Mekan da size çok yakındı. Ben de buraya geleyim dedim.
Yarın zaten bize geliyorsunuz.
İyi yaptın canım benim.
Çocuklar, yarın abimlere yemeğe gidiyoruz, malum.
Gelmek ister misiniz? Çok büyük ihtimalle sizi çağıracak.
O yüzden söylüyorum.
-[duygusal müzik] -Beni pas geçsek Ömer abi?
Pas geçelim seni. Bizde zorlama yok.
O zaman ben de zorlama yok bölümünde kalayım baba.
Gelmeyeyim ben de.
İyi oğlum, sen de gelme.
Biz beraber gideriz.
O zaman size iyi eğlenceler. Biz odamdayız.
-Tamam. -Tamam çocuklar.
Şunlara bak.
Ne kadar şanslıyız, değil mi?
Çok.
Yani, kardeş olsalar bu kadar iyi anlaşamazlardı.
Eskiden hiç anlaşamıyorlardı ama ilk zamanları düşünsene.
E, canım, ilk başlarda normal öyle olması.
Her şeyi de biliyorsun Kıvılcım.
[gerilim müziği]
Söyle Hanım, söyle, hadi.
Neyi?
Karnın ağrıyor. Bütün gün belli ettin. Yine mi Görkem?
Yok. Yok.
Kız hediyesini almış. Özrünü dilemiş. Sen de uzatma artık.
Abdullah Bey...
...sen Ömer'le işleri ayırsan mı acaba?
[gerilim müziği yükselir]
Ne diyorsun sen ya?
Ben bugün şirkete geldim ya.
Ee?
Haluk Bey çok şikayetçi.
Sen Haluk'la oturup benim kardeşimin dedikodusunu mu yapıyorsun?
Yahu karısı, karısının kızı, karısının eski kocası.
Herkesi doldurdu şirkete.
Hayır, biz ne zaman bu kadar modern olduk?
Yani, Ömer çok değişti.
Artık bizden biri değil o.
Tövbe estağfurullah.
Sen bunlara karışma.
Ben söyleyeyim de.
Sonra üzülmeyelim.
Ya neye üzüleceğiz Allah aşkına?
Ben kardeşimi hangi gerekçeyle, ne sebeple ayıracağım şirketten?
Hakkını ver.
Kendi işini kursun.
Bizden de uzak olsun.
Sen şu
dilinin altındaki baklayı bir çıkar bakalım.
Yok bir şey.
Artık dünyalarımız farklı.
O Kıvılcım Hanım'la otursun. Onunla çalışsın.
Bizim düzenimizi bozmasın.
Kimsenin düzen bozduğu falan yok.
Ben fikrimi söylüyorum.
Sen fikrini söyle. Çocuklarla ilgili mesela fikrini söyle.
Ben seni dinleyeyim.
Ama işime karıştırmam. O kadar uzun boylu değil.
Sen her gün beni şikayet etmeye başladın.
Ev halkı bitti. Şimdi sıra kardeşime mi geldi?
[telefon çalar]
-[Rüzgar] Biraz geride bekliyorum. -[duygusal müzik]
Babanlarla gitme.
Ne?
Ne oldu kızım?
Ay baba,
şey, ben evde yapmam gereken bir şeyi unuttum.
Siz gitseniz, ben arabamla gelsem?
Kızım, bekleyeyim seni. Birlikte gidelim.
Yok abi.
Benim uzun sürer işim. Sen git.
İyi, tamam, peki.
[duygusal müzik]
[duygusal müzik devam eder]
Günaydın.
Günaydın da bizimkiler görebilirdi.
İşte o yüzden ağırdan alıyorum.
Yani, evin önünden almıyorum. Buradan alıyorum.
-Rüzgar, bu ağırdan almak mı? -Evet.
Yandık biz seninle.
Yanalım zaten.
Şimdi bugün bütün gün görüşmeyeceğiz ya şimdi.
Ya sen işe gideceksin, ben de işe gideceğim.
O yüzden önden bir kahve içmek istedim. Sonra ayrılırız.
Ama ayrılık da tabii senin anladığın gibi değil.
Akşam tekrar görüşmek için ayrılmak gibi.
Tamam, hadi gidelim.
[kapı vurulur]
Gel.
Giray Bey, müsait misiniz?
Gel.
Efendim,
Musay Kremleri'nin bir aktarda el altından satıldığıyla ilgili bir bilgi geldi.
-[neşeli müzik] -Ne diyorsun ya? Emin misin?
Evet, bizim ekip tespit etmişler.
Tamam, bir araştırın bakayım. Kim, ne zaman, ne kadar satmış.
Ama bugün istiyorum cevabını.
Tabii efendim.
Hayda.
Ablacığım, seni çok özleyeceğim.
Ay Sevilay, yapma böyle.
Ama hiç bu kadar ayrı kalmadık seninle.
Sayılı gün çabuk geçer.
Öyle deme Sevilay. Sonuçta güzel bir şey için gidiyor.
Evet, hem bu tatil ona çok iyi gelecek.
Hadi, gitme vakti. Bu kadar duygusallığa gerek yok.
Buyurun.
Anneciğim, seni resmen gelin gibi uğurluyoruz.
Bir davul zurnamız eksik ama.
Harbiden biz onu nasıl düşünemedik ya.
Anneciğim, bak, her şeyini buraya koydum.
Pasaportun, kimliklerin, telefonunu da sen buraya koy.
-Tamam. -Tamam mı?
-Dikkatli ol, kaybetme, yanından ayırma. -Tamam.
Numaralı gözlüğünü de koydum ablacığım.
Tamam canım, param, kartlarım da burada zaten.
-Tamamdır, hadi bakalım. -Hadi, hadi gel.
Aman bir şey unutsa da bir şey olmaz. Medeniyet olmayan bir yere gitmiyor.
Önemli olan pasaportuyla parası.
Kendine iyi bak.
[duygusal müzik devam eder]
Yaka iğnem. Çok özleyeceğim seni ben.
Canım.
Sevilaycığım,
ben dönene kadar kızlar sana emanet.
Ablacığım, hiç merak etme sen.
Canım benim.
Hadi bakalım.
Hadi gel anneciğim.
Evet, davul zurna yok ama konvoy var anne senin için.
Deli kız.
Sağ ol Metehan.
Rica ederim Kıvılcım abla.
Peki biz şimdi ağırdan almak derken tam olarak ne kastediyoruz ağırdan almakla?
Ee...
Yani, bebek adımları.
Heh, işte ben sekiz aylıkken yürümeye başlamışım.
Ya Rüzgar...
Hiç gülme, ciddi söylüyorum.
Aşırı hareketli bir çocuk olduğum için emeklemeden direkt koşmuşum.
Hiç şaşırmadım.
Ben de.
Tamam.
Konuya dönecek olursak...
...bu ağırdan almak hiç görüşmemek anlamına gelmiyor herhalde.
Çünkü şimdi aynı yerde çalışmıyoruz, kanalda yoksun.
Dolayısıyla ben bir şey düşündüm.
Ne düşündün?
Akşam bana gel.
[duygusal müzik]
Ya saçmalama Rüzgar, olmaz öyle şey.
Niye, sevgili değil miyiz biz?
Ya tamam, yani sevgiliyiz.
Ama olmaz. Ben sana gelemem.
Biz seninle sadece dışarıda buluşabiliriz.
Ona da tamam.
Yani,
akşam yemeği yeriz o zaman dışarıda.
Olur.
Ama o da her zaman olmaz.
Ve buluştuğumuzda da...
...10'da eve dönmek zorundayım.
10'da mı?
[duygusal müzik biter]
Nursema, sen
kocaman kadınsın.
Saat 10'da...
Niye 10'da evde olacaksın sen?
[duygusal müzik]
Benim kaç yaşında olduğumun bir önemi yok ailem için.
Onlarla yaşadığım müddetçe onların kurallarına uymak zorundayım.
Yani, öyle
"Ben oraya gidiyorum. Buraya gidiyorum.
Bu akşam şu saatte geleceğim" gibi şeyler yok bizde.
Ben sana
biz farklıyız derken bundan bahsediyordum.
Ne oldu? İlk günden yelkenleri suya mı indirdin?
Yok. Benim yelkenlerim gayet havada.
Ben neyin içine girdiğimi biliyordum. Sadece prosedürü öğrenmek için.
Nasılını bilmiyorum ya.
Şimdi o zaman anladığım kadarıyla bir şey istediğimiz zaman izin alacağız.
Onlar izin verdiği zaman yapabileceğiz. Değil mi?
Yani, öyle diyelim.
Ama bu sürekli de olamaz. O zaman da dikkat çeker.
"Rüzgar, lise yıllarına hoş geldin" diyorsun yani.
Vallahi sen hangi yıllara hoş geldin bilmiyorum ama...
...ben doğduğumdan beri hep bu dönemdeyim.
Tamam.
Bir yolunu bulacağım.
Halledeceğiz.
Üzülme de.
Üzülmem de.
Üzmem de.
Sen merak etme.
[duygusal müzik devam eder]
Efendim, aktara el altından krem tedarik eden kişi Nilay Ünal'mış.
Emin misin? Zaten kendi kremi.
Numunelerden vermiş.
Of. Tamam, sen çıkabilirsin. Sağ ol.
Bu kız var ya...
-[telefon çalar] -Heh.
Anne, Giray arıyor.
Efendim Giray?
Müsait misin?
Sana her zaman müsaitim.
Kremlerim nasıl gidiyor?
Ben de sana onu soracaktım.
[neşeli müzik]
Nasıl yani?
El altından satıyormuşsun ya kremleri. Satışları bizden daha iyi bilirsin.
Yok, ne satması? Ben kimseye bir şey satmadım.
Numuneleri el altından vermek de satmak sayılır Nilay.
Ve bu bir suç.
Ne? Suç mu?
Evet, bak şimdi, sen bu kremi bulmuş olabilirsin.
Ama biz Şifacıgil Holding olarak haklarını senden aldık ya.
Kendi çatımız altına aldık ya.
O yüzden böyle kafana göre hareket edemezsin.
Ya ben sadece reklam yapmak istedim.
Bizim buradaki eczane satmayınca bozuldum. Ben de aktara verdim.
Bir şey olmaz, değil mi Giray?
Olmaz, tamam.
Yani, normalde olurdu ama arada sen olduğun için olmayacak.
Çünkü senin niyetinden şüphem yok.
Ama bak, rica ediyorum, sakın bir daha böyle bir şey olmasın.
Çok özür dilerim. Ben sadece satışları artsın diye el atmak istedim.
Tamam, anladım ben seni ama biz hallederiz.
Biz nasıl satacağımızı biliyoruz, tamam mı? Sen karışma.
Tamam, kusura bakma. Allah'a emanet.
[neşeli müzik devam eder]
Ne oldu?
Bizim kremlerle ilgili bir durum vardı da onu hallettim.
Ya bu kurumsallık işi ne zormuş.
O ayıp, bu yasak.
Kendim elden satsam daha iyi.
Aman, aman, kötü bir şey olmasın de.
Yok, yok, olmaz. Giray beni biliyor.
İyi, hadi bakalım.
Ama güvenini sarstım.
Yani, ne bileyim anne ya.
Üzülme, bir şey olmaz.
Ay, onca derdimizin içinde bir de bu çıkmasın.
Dün yengemle karşılaştım da.
Hı?
Biraz soğuk davrandı bana. Hani Kıvılcım'a da öyle.
Acaba dedim, bir sorun mu var ama çekti gitti.
-Yok canım, üstünüze alınmayın. -[gerilim müziği]
Ya çocuklar ya gelinler, biri bir şey yapmıştır, ona kızmıştır.
Ne bileyim?
Bu ara pek gidip gelemiyoruz ya. Ondan mı diye düşündüm.
O olabilir bak.
O zaman biz gelelim abi Kıvılcım'la akşam.
-Hem sorun neymiş, oturur çözeriz. -Güzel, gelin tabii, çocukları da getirin.
Çocukların programı var. Biz Kıvılcım'la geliriz.
Herkesin tek tek problemlerini halletmesi iyi oldu.
Görkem sağ olsun. Pembe Hanım'a bir zeytin dalı uzattı.
O iyi oldu. Fatih huzurlu görünüyor.
Artık gürültü patırtı kaldıracak halim kalmadı.
Tası tarağı toplayıp ben de Sönmez Hanım gibi
gemiye atlayıp gitmek istiyorum.
Alev mi söyledi?
Hı?
Gemi turunu diyorum. Alev mi söyledi?
Sönmez Hanım'ı... Evet, Alev...
Ya sen durumumuzu biliyorsun artık. Onu konuşmaya gerek yok.
Onaylanmadığımı da sen biliyorsun zaten.
Ben böyle mutluyum.
Artık yeni hayatım için doğru zamanı bekliyorum.
Ne doğru zamanmış be abi. Bir türlü gelmedi.
Acaba bu aralar doğruları yapmadığın için olabilir mi?
Ömer, artık tartışmayalım, olur mu?
Ben Alev'in olduğu yerde mutluyum. O yoksa mutsuzum. O kadar.
Tamam abi, sen bilirsin.
Ben de artık bu konuda daha fazla konuşmak istemiyorum.
Ne yapacağım ya?
Yani, tabii şimdi günün sonunda Kıvılcım'ı aramak lazım çünkü Ünalları
en detaylı tanıyan o.
[neşeli müzik]
[telefon çalar]
Efendim Rüzgar?
Kıvılcım, n'aber?
İyi, çalışıyorum, sen?
İyi ben de, ne olsun?
Senin iş yerinin yakınlarındayım.
Var mı vaktin? Bir laflayalım istersen.
Ne işin var senin bu taraflarda?
Nursema için gelmiştim de güzel bir kafe var yakınlarda.
Gel, orada konuşalım. Ben sana konum atarım.
Tamam. Geliyorum şimdi.
Tamam. Araba alma hiç. Zaten yakın. Yürüme mesafesi. Ben konum atacağım sana.
Tamam, tamam. Hadi görüşürüz.
Deli çocuk ya.
[neşeli müzik biter]
-Çıkıyor musun hayatım? -Hayatım, Rüzgar gelmiş de.
Bir onunla buluşacağım. Bir şey konuşacakmış.
Olur.
Akşam abimlere yemeğe gideceğiz. Onu haber verecektim.
-[gerilim müziği] -Tamam.
Bir gidelim de Pembe Hanım'ın karın ağrısı neymiş öğrenelim.
Bakalım.
Hadi.
Hayır, Sönmez Hanım da yok.
Siz iki kız ne yapacaksınız tek başınıza?
Cemre harap olur.
Aşk olsun Fatih.
Ben ne güne duruyorum?
Tamam Sevilay abla, haklısın da
sen şimdi sabah geliyorsun, akşam gidiyorsun.
Malum Doğa Hanım'ın da artık sevgilisi var.
Kızımı ihmal eder diye endişe ediyorum.
-Fatih, sen kafanı bunlarla yorma. -[gerilim müziği]
Ben neye ne zaman vakit ayıracağımı gayet iyi biliyorum.
Merak etme.
Doğa, en azından amcamlara geçin.
Evde güvendiğim bir amcam var diyeyim.
Fatih, bana karışmayı bırak.
Kızımı görmek istiyorum diyorsun, görüyorsun.
"Eve götürmek istiyorum. Annemler de görsün" diyorsun.
E, ona da izin veriyorum.
Ama sırf seninle olmuyorum diye benim anneliğime laf etmeye
ya da kendimi suçlu hissetmeme sebep olmaya çalışma ya, lütfen.
Doğa,
kızımı o adamdan uzak tut.
Bu kadar.
Güzelim, uyandın mı hayatım?
Al, her şey bunun içinde.
İyi.
Hasta.
Her şey bitti, bana sahip çıkması kaldı.
Anne, bu kız seni şimdi hediyelere boğuyor.
Canım cicimler havada uçuşuyor.
Ne olacak şimdi?
Bu kız başımıza mı kalacak ya?
Kalmayacak, yok öyle bir şey.
-Bu evden gidecek o kız. -[gerilim müziği]
Ben oğlum zarar görmesin diye doğru yolu bulmaya çalışıyorum.
Anneciğim, sen iyi ol da...
Hiç iyi değilim Nilay, hiç iyi değilim.
Böyle ay yüreğime eller sarıyor da sıkıyor, sıkıyor, sıkıyor.
Anne, şimdi elimizde bir olay var.
Ne bu olayı kimseye anlatabiliyoruz ne de bu olayı yapan ***
evden gönderebiliyoruz.
Nasıl bir iş bu ya?
Kızım, ben Abdullah Bey'e söylemeyi bilmiyor muyum?
Ama erkekler kadınlar gibi sakin düşünemiyorlar.
Hemen saldırganlaşıyorlar.
Kan gövdeyi mi götürsün istiyorsun sen?
Tabii ki istemiyorum anne.
O zaman susacaksın.
Tamam, susacağım.
[telefon çalar]
Ay, Abdullah Bey arıyor.
Efendim Abdullah Bey?
Pembe Hanım, nasılsın?
Hamdolsun, sen?
Hamdolsun, akşam Ömer'le Kıvılcım Hanım yemeğe gelecekler.
Ben davet ettim, haberin olsun.
[gerilim müziği]
Ne diyor anne?
Pembe Hanım,
orada mısın?
Buradayım, buyur.
Duydun mu dediğimi?
Duydum, duydum.
İyi, gelsinler.
Hasbinallah.
Hayırdır anne?
Akşam Ömer Kıvılcım Hanım'la yemeğe gelecekmiş.
Ne?
Niye ki?
Aman, gelecek günü buldular.
Ben bunlara şirkette surat astım ya. Tutuştu Ömer.
İt yıktığı duvarı bilir. Bunlarınki de o misal.
Allah'ından bulsun. Ahlaksız.
Amin.
Sonunda Nursema bana evet dedi.
Sevindim, biliyordum zaten.
Kıvılcım, ama anlamadığım şeyler var.
Mesela el ele tutuşabiliyoruz ama öpüşemiyoruz.
Ya da zırt pırt buluşamıyoruz.
Buluşmak için izin almamız gerekiyor ki bu iznin bir ayağı daha var.
O da şu, Nursema kaç yaşında kız.
Saat 10'dan sonra eve gelemiyor hâlâ. İnanabiliyor musun?
Hemen şikayet mi?
Asla şikayet değil, anlamak istemek.
Rüzgar, bak, senin Nursema'yla yaşayacağın ilişki
başkalarıyla yaşadığın ilişkilere benzemeyecek hiçbir zaman.
Bir kere Nursema senin evinde kalmayacak.
Hiçbir zaman tatile gidemeyeceksiniz. Bir cinsel hayatınız olamayacak.
Yani, dışarıda sarmaş dolaş gezmeyi düşünme bile.
O derece mi diyorsun ya?
Yani, hep söylüyorum da sen bir türlü inanmak istemiyorsun.
Kıvılcım hakikaten anlamıyorum.
Benim anlamadığım kodları var bu insanların. Yani...
Ben ne istiyorum, biliyor musun?
Ben sana onu söyleyeyim, sen de ne yapmam gerektiğini söyle bana.
-Bak, ben Nursema'yla... -[duygusal müzik]
istediğim zaman, istediğim yerde, istediğim şekilde olmak istiyorum.
Düz, normal iki sevgili gibi. Bu kadar.
-Evlenmen gerekiyor o zaman. -Ne diyorsun ya?
Evlenmeden olmuyor mu?
Bu ailede olmaz Rüzgar.
Bu ailede evlenmeden hiçbir şey olmaz.
He.
Evlenmeyeceksin herhalde.
Rüzgar.
Bak, sakın.
Ya bu çocuk oyuncağı değil.
Önce bir birbirinizi tanıyın, lütfen.
Tamam, tamam ya, bakarız.
Kahve? Kahve!
Bir kahve alır mıyız?
[telefon çalar]
Alo?
Canım, nasılsın?
İyiyim, sana gelmek için hazırlanıyordum. Sen?
Ben de işte yavaş yavaş toparlanıyorum. Çıkacağım ofisten.
Eve geçip senin için ellerimle yemek hazırlayacağım.
Sen bayağı hamaratsın da.
Yani, pek sayılmam ama senin için deneyeceğim.
Şimdi eve bir şoför gönderiyorum.
Seni alacak, akşam olunca da tekrar eve bırakacak. Tamam?
Tamam, teşekkür ederim.
Ne demek. Hadi öpüyorum, görüşürüz.
Görüşürüz.
Umut gitti.
Annem gitti.
Aman.
[duygusal müzik]
[telefon çalar]
Canım?
Apo, nasılsın?
Ya bugün bizim evimizde buluşsak mı?
Çok isterdim ama bu akşam Ömer'le Kıvılcım Hanım bize yemeğe davetli.
Çok zor.
Ben bu sabah gördüm onları. Bana hiçbir şey söylemediler.
Ömer gelince söyledi.
Hı. Anladım, hay Allah.
Ne oldu, ne var?
Ya ne bileyim? Böyle içimi garip bir hüzün kapladı.
Şimdi annem yok, Umut yok. Belli ki sen de yoksun.
Ben hep varım canım. Sadece bu gece yokum.
İyi, peki.
Ya ne bileyim, böyle hamilelikten galiba
seninle daha çok vakit geçirmek istiyorum. İçimde de garip bir his var.
Ne hissi?
Bilmiyorum, böyle sıkıntı gibi bir şey.
Alevciğim, canım, vesvese yapma.
Her şey yolunda. Sağlığımız yerinde, çok şükür.
Öyle, doğru da...
Ne bileyim ya, sen bana bakma.
Ha, unutmadan, araba muayenede.
Son kontrolleri yapılıyor.
Şoför de yarın gelecek. 7/24 hizmetinde olacak.
Apocuğum, ben şoför değil, seni istiyorum.
Ben de seni bir tanem.
Gerçekten o kadar bunaldım ki...
Artık beklememeye karar verdim.
Nasıl yani?
Bu geceyi bir atlatalım. Pembe Hanım'ı karşıma alıp konuşacağım.
Çocuğumu gizli saklı büyütmek istemiyorum.
Hele seni hiç ihmal etmek istemiyorum.
Yarın sana geliyorum ve bir daha hiç dönmüyorum Alev.
Apo, ne diyorsun?
Ne oldu ki birdenbire?
Birdenbire olmadı.
Çok uzun zamandır düşünüyorum ve artık fedakarlık yapmak istemiyorum.
Ne kendimi, bilhassa ne de seni ihmal etmek istemiyorum.
Aşkım, seni çok seviyorum.
Ben de seni.
[telefon çalar]
[duygusal müzik]
Efendim Rüzgar?
Akşam buluşalım mı?
Olur. Kaçta?
Söz veriyorum saat 10'dan önce evde olacaksın bir kere.
Tamam.
Bakıyorum da hiçbir şeyi unutmuyorsun.
Yok, unutmam.
O zaman ben geldiğimde ararım. Yani, yaklaştığımda, sen sahile inersin.
Alırım seni oradan, olur mu?
Tamam.
Elimden geleni yapacağım.
Lütfen gel.
Tamam.
Söz ver.
Söz.
Çok öpüyorum.
Ben de.
[duygusal müzik yükselir]
Evet.
Bunu sarabiliriz.
-Hoş geldiniz. -Hoş buldum.
Görkem geldi mi?
Yok, henüz gelmedi.
Annem?
-Mutfakta hazırlık yapıyorlar. -Tamamdır, sağ ol.
Gel bakalım.
Bir de hazırlık yapıyoruz anne, olacak iş değil.
Nilay, sakın.
Tamam anne, bir şey demedim, sustum.
Evet. Biz geldik babaannesi.
Evin kapısından girer girmez uyudu, biliyor musun anne?
-Ay, ay, ay. -[duygusal müzik]
-Hoppa, bismillah. -Babaannesinin gülsuyu gelmiş.
Allah'ım korusun seni.
Maşallah sana.
Mis kokulum.
Yine birkaç saatliğine mi kalacak bizimle?
Yok, yok anne, Doğa gelip alana kadar bizimle.
He, iyi bari.
Hayat, Zülkar, hadi mutfak size emanet. Ben azıcık torunumla vakit geçireceğim.
Sen merak etme abla.
Ay.
-Uyuyor mu? Halasının aşkı. -Uyuyor.
Balım benim.
N'aber abla?
[duygusal müzik]
İyidir, senden?
İyi ben de.
O hazırlıklar ne?
Ömer amcanla Kıvılcım gelecek.
Ne zaman?
Akşam.
Ben evde
olmayacağım anne akşam.
Niye, ne oldu?
Arkadaşıma söz verdim günler öncesinden, çok ayıp olur.
Hangi arkadaşınmış o?
Kübra'yla buluşacağız da.
Misafirlere önce merhaba dersin, sonra gidersin gideceğin yere.
Hadi gel bakalım kuzum sen.
Gel, gel.
Teşekkürler.
Evet, hadi bakalım buyur. Hepsini kendi ellerimle yaptım.
Buna inanmalı mıyım?
Bana güvenmiyor musun?
Bilmiyorum, bakacağız.
[duygusal müzik]
Hm.
Güzel.
Bunu da bir tadayım.
Gerçekten çok iyi.
-İçeriden aşçı çıkmayacak, değil mi? -Çıkmayacak, söyledim ya
hepsini ben yaptım diye.
Eline sağlık.
Şimdi söyle, puanın kaç?
Puanım on üzerinden sekiz.
Sekiz? İki puanı nereden kırdın?
Öyle, kırdım. Benden tam puan almak öyle kolay değil.
Tamam, peki.
Sekiz.
Ee yengeciğim, nasılsın?
[gerilim müziği]
Bir zararımız yok.
Bu aralar pek gidip gelemedik yoğunluktan. Kusura bakma.
Önemli değil.
Hadi geçelim sofraya, buyurun.
Buyurun.
Hadi, gel kızım.
-[duygusal müzik] -[konuşulanlar duyulmaz]
Ne oldu?
Senin sınırlarına saygı duymak istiyorum.
Nasıl yani?
Ya sen biraz temkinli gidelim demiştin ya.
O yüzden.
Hm. Anladım.
Yapma lütfen, bozuldun mu?
Yok, bozulmadım.
Hatta hoşuma gitti.
Nesli tükenen biri olduğunu anladım.
Ya bir tık öyleyim galiba.
Yani, her şey mükemmel ve zamanında olsun istiyorum.
Sana çok değer veriyorum, gerçekten.
Cemre'yi sen mi alacaksın?
Evet, ben alacağım.
Hatta artık çıkayım ben.
Tamam, yolcu edeyim ben seni. Şoför kapıda bekliyor.
Tamam.
[duygusal müzik devam eder]
Kendine iyi bak.
Her şey için teşekkür ederim.
Ben geldiğin için teşekkür ederim.
Görüşürüz.
[duygusal müzik]
[gerilim müziği]
[kadın] Gitti mi Doğa?
Evet.
Yaptığın yemekleri çok beğendi.
Elim lezzetlidir.
Ne diyorsun, inandı mı sence?
Aa.
Hem de nasıl.
[televizyon] Sordum sonra, dedim,
"O zaman siz bize gelin, tamam mı?" dedim.
Evet.
Evet de dedin, gelsinler dedin.
Hatırlamıyor musun bunu?
Aman, su almayı unuttum ya.
Onu da alayım da öyle oturayım bari.
[televizyon] Ya ben böyle yaşamak istemiyorum.
-[Alev inler] -[gerilim müziği]
Of, of.
Ah.
Bu neydi ya?
Ay, ödüm koptu.
Geçti, tamam.
[gerilim müziği devam eder]
Pembe Hanım, çok teşekkür ederiz. Çok güzel şeyler hazırlamışsınız.
Ellerinize sağlık.
Afiyet olsun.
Annem size özel hazırlandı.
Sağ olsun.
[gerilim müziği]
Özellikle amcama.
[gerilim müziği yükselir]
Ben bir Cemre'ye bakayım.
Ben de seninle geleyim hayatım.
Tamam, gel.
Görkem'le Fatih bayağı iyi anlaşıyorlar.
Herhalde çok memnunsunuzdur bu durumdan.
Hı.
Evet.
Amcacığım, Kıvılcım Hanım,
kusura bakmazsanız ben müsaadenizi isteyebilir miyim?
Verilmiş bir sözüm vardı da geç kalmadan çıksam?
Olur Nursema, tabii ki.
Nursema,
bu gece çıkmalar, geç gelmeler sende huy oldu.
Anne, ben geldiğim zaman sana söyledim ya.
Nursemacığım, çık, istersen çıkabilirsin. Biz zaten kalkacağız birazdan.
Sen rahatına bak, ne olur.
Ben çıkmasını istemiyorum.
[gerilim müziği devam eder]
Siz müdahale etmeyin, lütfen.
[kapı çalar]
Kapıya bak kızım.
[gerilim müziği biter]
Doğacığım, hoş geldin.
-Hoş buldum, n'aber Nursema? -İyiyim, sen?
İyiyim ben de, Cemre'yi almaya geldim.
İyi yaptın.
Fatih de onu kontrol etmeye çıkmıştı yukarı.
Gelsene içeri, annenler burada.
Aa, haberim yoktu, geleyim bari.
Oo!
Doğa Hanım, hoş geldiniz.
[gerilim müziği]
Acele ettiniz ya, keşke biraz daha takılsaydınız.
Zahmet oldu.
Fatih, ne saçmalıyorsun yine?
Saat kaç oldu, kızını almaya gelmedin.
Asıl sen ne saçmalıyorsun?
-Fatih, ne yapıyorsun? -Karışma abla.
Asıl sen benim hayatıma karışmayı kes artık Fatih.
Senin hayatın rol.
Allah'ım, sabır ver ya.
-İyi akşamlar. -Hoş geldin kızım.
Doğa, ne oluyor?
Fatih, bir sorun mu var?
Kıvılcım Hanım, siz karışmayın.
[gerilim müziği yükselir]
Kızınız elin adamıyla görüşebilmek için kızını ihmal ediyor.
Fatih, yeter artık!
Haddini bil.
Asıl sana yeter Ömer!
[gerilim müziği devam eder]
Pembe Hanım, bu ne şiddet? Sakin. Cık.
Hayırdır?
Herkes niye sinirli?
Nilay ne yaptı yine?
[gerilim müziği devam eder]
Bak, bana bulaşma. Ağzımı da açtırma.
Sen ağzını açsan ne olur ya?
*** kavgasından başka bildiğin bir şey var mı senin?
-Kes sesini, otur aşağıya. -Bana bak.
Hey! Hey!
Tamam, yeter.
Delirdiniz mi ya?
Maşallah dediğimiz iki gün yaşamıyor.
Ben kızımı alıp gideyim en iyisi.
-Ömer, biz de gidelim. -Lütfen oturun.
Ömer, otur. Kıvılcım Hanım, rica ederim.
Kızım, otur.
Öyle terk-i diyar etmek yok. Kırk yılda bir buluşuyoruz.
Efendi gibi çayımızı içeceğiz, sohbet edeceğiz. Otur, sakin.
[gerilim müziği devam eder]
[duygusal müzik]
Hadi be Nursema.
[arama tonu]
Hadi be Nursema.
Neredesin?
Bir saattir bekliyorum.
Gelmeyeceksen cevap yaz bari.
[duygusal müzik devam eder]
[duygusal müzik devam eder]
-Ah! -[gerilim müziği]
Normal mi bu kadar sancı girmesi ya?
Benim de ilk bebeğim, nereden bileceğim ki?
Annem de yok.
Ah!
Ah!
Ah!
Yok, bu böyle olmayacak.
[arama tonu]
Bir kere de aç şu telefonunu Apo. Bir kere de aç şu telefonunu!
Kıvılcım'ı arayayım o zaman.
[arama tonu]
[gerilim müziği devam eder]
Apo, kasılmalarım var.
Sana ihtiyacım var. Lütfen yanıma gel.
Ee, Doğa?
Giray'la nasıl gidiyor?
Efendim?
Sordum canım öylesine.
Sorma.
Fatih, Cemre'yi getir. Çıkacağım birazdan.
Emir kipiyle konuşma benimle Doğa.
Sen de muhatap olmuyorsun canım.
Aşkım, hadi biz kalkalım artık.
Hadi.
Kalkalım.
[gerilim müziği devam eder]
Hayırdır yenge?
Hiç, hiç, öyle gülesim geldi benim.
[gerilim müziği]
Bana mı gülesin geldi?
Her şeye.
Her şeye.
-Ben Cemre'yi getireyim, çıkalım. -Sen hiç içeri girme canım.
Hayat abla getirir.
Ya Doğa,
bir gün böyle sen, ben,
Fatih, Giray hep beraber bir yemek mi yesek?
[gerilim müziği devam eder]
Ne saçmalıyorsun sen?
Ne var canım?
Ne dedim şimdi?
Yani, modern bir şekilde hep beraber bir yemek yiyelim dedim.
Ha, sen de eğer Nilay gibi geri kafalıysan o başka.
Görkem, yeter.
[gerilim müziği devam eder]
Hayırdır?
Sen bana mı geri kafalı diyorsun?
Sen benim muhatabım değilsin.
Giray, sizinle görüşmez.
Ben asla.
Çok haklısın Doğacığım.
[yankılanır] Yoksa gidip Giray'la da yatar bu.
Ne diyorsun sen be?
[yankılanır] Nilay!
[gerilim müziği devam eder]
-[Alev inler] -[gerilim müziği]
Ah!
Ah.
[arama tonu]
Geçti.
Geçti, oh, tamam.
Yalancı ya.
Ben burada neredeyse doğuracağım, adam telefonuna bile bakmıyor.
Ölsem haberi olmayacak.
[arama tonu]
Yok, yetti artık.
Benim seni salak gibi burada beklemem bile hataydı.
Sen daha karının yanında telefona bakamıyorsun.
Evi mi terk edeceksin?
Yine oyalıyor, yine oyalıyor. Yok, tamam.
Buraya kadar. Buraya kadar, tamam.
Alo?
Havayolları bilet alma çağrı merkezi mi?
Tamam, ben bu akşama tek kişilik Berlin'e bilet istiyorum.
En erken hangi saat var?
Tamam, o olsun, o iyi.
Tamam. Teşekkürler.
Bana bak. Ya kapa çeneni ya da pılını pırtını topla, git bu evden.
Tamam Fatih, yeter.
Söyle karına, çenesini kapatsın o zaman.
Sus, ikiniz de.
Susun.
[gerilim müziği]
Görkem.
Sonuçta Görkem'in daha önce yapmadığı bir şey değil.
Değil mi Görkem?
-Sen çok oluyorsun ama he! -Şş!
Bana bak!
[gerilim müziği yükselir]
İndir o elini, kırarım.
[gerilim müziği yükselir]
Ne oluyorsun hanım?
Ne oluyorsunuz ya?
Anneciğim,
bu kız arsızın teki.
Biz bunun anlayacağı dilden konuşmamız lazım.
Değil mi?
Sakın Nilay.
Anneciğim, dur.
Sakın dedim.
Dur dedim anne.
[gerilim müziği devam eder]
Ömer amca,
kusura bakma ama
söylemek zorundayım.
[gerilim müziği]
-Neyi söylemek zorundasın? -Ne oluyor Ömer?
Görkem'le...
...yattığını.
[gerilim müziği yükselir]
Ne?
[duygusal müzik]
Nereye gidiyorduk hanımefendi?
Havalimanına.
Dış hatlara.
Tamamdır.
[Alev] N'aber baby?
Ben iyi değilim. Yanına geliyorum.
Doğumu orada yapacağım. Gelince anlatırım olanları.
[gerilim müziği]
Bir dakika, bir dakika, bir dakika.
Sen şimdi benim karımı namussuzlukla mı suçluyorsun?
Hem de amcamla. Aklın yerinde mi senin?
Kes sesini! Kanıtlarım var. Gösterebilirim.
-Seni öldürürüm vallahi! -Dur be!
Al, bak, göstereyim.
Eyvah, eyvah, eyvah.
[gerilim müziği devam eder]
Al, bak.
Karınla amcamı gör!
[gerilim müziği devam eder]
[gerilim müziği devam eder]
Al, bakın.
Hepiniz bakın.
Gördünüz, değil mi?
Bakın.
[gerilim müziği devam eder]
Fatih, tamam.
-Fatih, Fatih. -Tamam Fatih.
Bakın, kanıtlarım var demiştim size, değil mi?
Ömer, ne demek bu?
[gerilim müziği]
Hiçbir şey düşündüğün gibi değil Kıvılcım. Bir dakika.
Fatih, Fatih.
Fatih.
Fatih.
Ne yaşıyorum ben?
Bir dakika baba, bir dakika.
-Fatih, tamam. -Fatih.
-Oğlum. -Bir dakika ya. Bir dakika.
Bir dakika.
Sen benim amcamla...
Fatih.
-Sakin ol. -Bir dakika, bir dakika.
Sen
benim amcamla...
[gerilim müziği devam eder]
Fatih, lütfen.
-Senin canını-- -Hayır!
-Fatih, yapma. -Senin canını alacağım!
Fatih, yaklaşma!
-Yaklaşma! -Fatih.
-Fatih. Fatih, yapma. -Fatih, yapma.
-Fatih, yapma. -Senin canını alacağım.
-Fatih, yapma, Fatih. -Senin canını alacağım!
Ben miyim bir tek suçlu?
-Kim? -He? Tek suçlu ben miyim ya?
Amcan.
Amcana hesap sor.
O benim peşimdeydi.
Sen değil miydin benim peşimde olan?
Benim peşimden gelen o, bana saran o, sapık olan o.
Sensin sapık!
[gerilim müziği devam eder]
Amcana hesap sorsana.
Ben miyim bir tek suçlu?
Amca...
Sen ne saçmalıyorsun, he?
Sen ne saçmalıyorsun be?
Sen ne saçmalıyorsun?
Sen ne anlatıyorsun be?
Ne anlatıyorsun sen?
Anne, iyi misin?
Ne saçmalıyorsun sen?
Ben miyim suçlu?
Fatih, konu senin öyle düşündüğün gibi falan değil.
Hiçbir şey göründüğü gibi değil.
Sen daha o zaman Görkem'i tanımıyordun bile.
-Ya sen ne diyorsun bana he? -Fatih, yapma.
Ne diyorsun? Sen yoktun. Senden önce miydi diyorsun bir de bana utanmadan?
Senden önce mi oldu?
Bak, seni öldürürüm.
Tamam mı? Ben sana amca dedim be!
-Sen baba yarısısın! -Oğlum, tamam!
-[Abdullah] Mustafa... -Fatih, Allah aşkına, ne olur.
-Seni öldürü-- Seni öldüreceğim. -[Abdullah] Fatih.
-[Pembe] Fatih, oğlum. -[Abdullah] Çıkar şunu Mustafa.
-Gel buraya, gel! -Dışarı oğlum, dışarı.
-Bir şey yapmaz! -Öldüreceğim seni, geberteceğim.
-Fatih! -[Abdullah] Çık dışarı, çık!
Çık!
[Mustafa] Gel, yürü.
-Fatih, yapma, yürü. -Çık dışarı!
-Abi, dur. -Fatih.
-Abi, bir dakika bırakır mısın ya? Bırak. -Tamam. Fatih, hayır abiciğim.
-Abiciğim, hayır. Hayır. -Bir şey yapmayacağım.
-Tamam, bırakır mısın? -Fatih. Fatih.
Fatih!
[gerilim müziği devam eder]
Geberin hepiniz!
Aç kapıyı!
[gerilim müziği devam eder]
Görkem, aç şu kapıyı!
Fatih, bak yemin ediyorum pişman ederim seni.
Git şu kapının önünden.
Görkem, aç şu kapıyı!
-Git şu kapıdan! -[Mustafa] Fatih.
Konuşma, aç şu kapıyı!
-Fatih. -Görkem!
Fatih, dur oğlum, dur.
Abi, bırak! Bir dakika, bir şey yapmıyorum ya.
Bir şey yapmayacağım. Yürü git, benim başımı belaya sokma.
Yürü.
Görkem, şu kapıyı aç.
Ne var? He?
Ya sen git, o amcana hesap sor!
Bana ne hesap soruyorsun? Git şu kapının önünden!
Görkem, bir şey konuşacağım.
Sadece bir şey... Aç! Aç!
Puh! Senin kalıbına tüküreyim be ben.
Sen nasıl bir amcasın, he? Sen nasıl bir amcasın?
Madem bu *** yedin, kızın hâlâ niye peşinden koşuyorsun sen?
[gerilim müziği]
Yazık sana da.
Sana acıyorum ben.
Bu Görkem'i unutamamış.
Sırf... Sırf Görkem'e inat sana dönmüş, biliyor musun?
[gerilim müziği devam eder]
Ya sen ne saçmalıyorsun?
Siz neden bahsediyorsunuz?
Bunların hiçbiri doğru değil.
Hiçbir şey doğru değil Kıvılcım. İnanma bunlara!
-Doğru. -Değil.
-Doğru! -Değil!
-Doğru! -Değil!
Fatih söyledi bana.
Sen Fatih'e gidip Görkem'den boşan demişsin Ömer.
Boşan demişsin.
-Evet, söyledim. -Aa, baba.
-Baba, iyi misin? -Boşan dedim ama
Fatih hiçbir şekilde beni dinlemedi.
-Dur. -Fatih hiçbir şeyi anlamadı!
Baba, Fatih delirdi.
Git kardeşinin yanına.
Hiçbir şey yapmasın, git!
[gerilim müziği devam eder]
Ömer.
Oğlum.
Sen ne yapıyorsun?
Ne yaptın sen?
Sen ne yaptın namussuz herif?
Alçak ahlaksız.
-Ne yaptın sen? -Baba! Baba!
Ahlaksız!
Bana bak.
Burada ahlaktan, namustan bahsedecek son kişi sensin.
-Sensin! -Ne olursunuz! Ne olursunuz!
Burada kalkıp da insanların karşısında ahlak vaazları verme!
-Öyle mi? -Gerçekleri söyle!
-Öyle mi? -Alev'le hâlâ görüştüğünü söyle!
[gerilim müziği devam eder]
Ona ev açtığını anlatsana!
Karını boşamak için türlü türlü numaralar yaptığını
-anlat o zaman, anlat! -Dur!
Ömer abi, tamam.
Baba, Allah aşkına!
[gerilim müziği devam eder]
Şu kapıyı açar mısın?
-Aç! -Fatih, yapma.
Abi, dur! Dur artık, dur!
Bir şey yapmayacağım, dur.
-Dur, ne olursun, kurban olayım dur. -Tamam, yapmıyorum bir şey, ne olur!
Görkem, şu kapıyı açar mısın?
Bir şey yok.
Görkem, aç şu kapıyı, aç!
Görkem, son kez söylüyorum, şu kapıyı aç!
[Görkem bağırır]
Fatih!
Fatih, uzak dur!
[gerilim müziği yükselir]
Abi...
[gerilim müziği devam eder]
[gerilim müziği devam eder]
-Bak abi... -[Doğa] Ömer abi, yapma ne olur!
Bak abi, büyüğümsün.
Sana el kaldıramam.
Ama artık yeter.
Ama artık yeter!
Artık yeter!
Beni bırak!
Artık yeter.
-Ömer abi, yapma. Ömer abi, yapma. -Beni bırak!
-Ne olur ayrılın. -[Nursema] Yeter, Allah aşkına yeter!
-Allah için bir bırak beni! -Allah aşkına!
Allah aşkına baba, ne olursun ya.
Böyle mi öğreteceksin namusu?
Böyle mi?
Böyle mi vurdun bana?
Böyle mi ahlak öğreteceksin bu insanlara, he?
Yeter!
-[Nursema] Baba. -Allah için yeter.
Yeter!
Gelme üstüme!
Allah için yeter!
-Ömer abi, yapmayın. Ne olursunuz. -Yeter!
-Yapmayın, yeter. -Ne yapıyorsunuz ya?
-Böyle mi? -Yeter! Yeter!
Yeter!
-Yeter! -Yeter! Yeter! Yeter!
-Yeter! -Yeter abi, yeter!
-Ömer, yeter! -Yapma!
-Abdullah, yeter! -Yeter!
Yeter!
Yeter artık!
[gerilim müziği devam eder]
Yeter.
[duygusal gerilim müziği]
[düşme sesi]
Biri düştü.
Fatih!
Oğlum!
-Fatih! -Oğlum!
[duygusal gerilim müziği devam eder]
Oğlum!
[duygusal gerilim müziği devam eder]
[duygusal gerilim müziği devam eder]
[duygusal gerilim müziği devam eder]
[kapanış müziği]
Continuez avec YouTLDR
Analysez une autre vidéo avec Pro
Traitez une nouvelle vidéo, recherchez chaque passage, comparez les sources et conservez le résultat dans votre bibliothèque.
More transcripts
Explore other videos transcribed with YouTLDR.

Leilão de Embriões Nelore PO DNA Genética Aditiva
LANCE RURAL OFICIAL · Portuguese (Portugal, Brazil)

Leilão Peso Pesado Rima Agropecuária
LANCE RURAL OFICIAL · Portuguese (Portugal, Brazil)

النبي .. جبران خليل جبران .. إقرا بودانك
اقرا بودانك · Arabic

Leilão Internacional CIA
LANCE RURAL OFICIAL · Portuguese (Portugal, Brazil)

23° Mega Leilão Genética Aditiva - 1ª Etapa Fêmeas Nelore PO
LANCE RURAL OFICIAL · Portuguese (Portugal, Brazil)

كتاب رسالة الغفران
كتابي المنقذ · Arabic

Erkenntnistheorie 7 Immanuel Kant II
Dominik Finkelde - Hochschule f. Philosophie · English

Schwarze Löcher Erklärt - Von der Geburt bis zum Tod
Dinge Erklärt – Kurzgesagt · German

Como construir uma esfera de Dyson – A Megaestrutura Suprema
Em Poucas Palavras – Kurzgesagt · Portuguese (Portugal, Brazil)

[Histoire des sciences] L’histoire de l’intelligence artificielle (IA)
CEA · French

ميكانيكا الكم│1│الواقع الوهمى - كيف بدأ الكم ؟!
Sharafestien - شرفشتــاين (Sharafestien) · Arabic

Mi niñez fue un fusil AK-47
Comisión de la Verdad · Spanish