Aybüke Pusat | Melis İşiten ile Zaten Şov - 141. Bölüm
[müzik]
Damak ve gofletin efsanevi aşkı Damak
hala milisitenle zaten şovu sunar.
[müzik]
>> Artık çok büyüdüm ve geliştim. Alalik
yapıs geldi.
>> Ne demek istiyorsun? Pardon çok zevkli.
>> O kadar hızlı tecelli eder ki adalet
böyle şok içinde kalırsın.
>> Hadi hadi hadi hadi abi hadi hadi.
>> En son çok en çok çok fazla
>> Ha gayret koçum.
Sağ ol kızım benim. Sana iyi şanslar.
Durun durun ben gidiyorum. Kendim
[kahkaha]
>> Yok canım
>> yerme beni.
>> Türk yabancı mı? Tamam mı? Hırslı
değilim dedin ya az önce. Halbuki
>> sen bunu halledeceksin. Ben insanlara
neler yapıyormuşum konuşurken
>> çekemem. Vallahi çok etkilendim.
[kahkaha]
Turşu arkadaşlar ben yapamıyorum.
>> İnanılmaz. Çok zevkli. Baştan
başlayabilir miyiz ya? Ne olur [kahkaha]
Allah aşkına? Evet birazdan başlıyoruz.
Şu anda seyircilerim seslerini duymaya
başladım bile. Son dokunuşlarımı
yaparken giyinmeden önce iki dakika mola
veriyorum. Çünkü size enfes bir şeyden
bahsedeceğim. Sahneye çıkmadan önceki o
son hazırlık anları aslında benim en
tatlı, en heyecanlı anlarım. Hani o
insan heyecanla eşlik edecek, böyle
içini kıpır kıpır yapacak bir şey
ararsınız ya. Benim için o anların
vazgeçilmezi. Damak hala. Çikolata ile
fıstığın efsanevi aşkı damağın gofreti.
Antep fıstığı ve çikolata gofretle
birleşmiş ve muazzam bir lezzet ortaya
çıkmış. ısırdığınız an o ala tadı
hissediyorsunuz. Hayatta bazen sadece
anın tadını çıkarmak gerekir. Ya işte
tam o noktada kendimize bir güzellik
yapmak için ekstra bir sebep aramaya
ihtiyacımız yok. Üstelik her damak
zevkine göre bir güzellik var. İsteyene
sütlü çikolatalı, isteyene beyaz,
isteyene bitter. Of, anlatırken çok
canım çekti vallahi. Yemeden
duramayacağım.
O ki ben yayına çıkmaya çok hazırım.
Size de iyi seyirler diliyorum.
Görüşürüz. Zaten şa hepiniz hoş
geldiniz. Bugün enerjisi, güzelliği,
yeteneğiyle ışıl ışıl bir konuğum var.
Albik bu saat geldi.
[müzik]
>> Ne haber? Hoş geldin.
>> Hoş bulduk. Senden ne haber?
>> Çok mutluyum geldiğin için. İyi ki
geldin. [kahkaha] Zor oldu. Ben
biliyorsun uzaklardan geliyorum. İtal
edildim.
>> Evet. Evet. Onu söyleyecektim. Taze
bitti sezon arasına girdiniz değil mi?
Daha
>> gireceğiz daha bir birkaç gün daha
setimiz var. Sonra gireceğiz. Ne
yapacaksın? Deliler gibi çalış. Manyak
gibi [kahkaha] tatil yapacağım şimdi.
Deliler gibi tatil yapacağım.
>> Var mı peki böyle şey? İlla benim hemen
programa başlamam. İlla şuraya gidiyorum
mesmen. Hemen oraya gideceğim gibi bir
şeyin oluyor mu?
>> Ben genelde şey yapıyorum. Çok uzun süre
bir yerde olmaya çalışıyorum. Uzun zaman
işte bir aylığına bir yere gitmek uzak.
Hiç kültürünü bilmediğim ama hayır.
Hemen bir ay bir buçuk ay kendimi bir
yere atarım büyük ihtimalle ama henüz
bir programım yok.
>> Yok. Tamam. Kendini nasıl hissettiğin
bir dönemdesin? Ayrıs
>> harika hissettiğim bir dönemdeyim.
[kahkaha] Çok iyi hissediyorum.
Hayatımın her şey inanılmaz yolunda
gidiyor.
>> Maşallah. Hepimiz hep beraber lütfen.
Hep beraber. [kahkaha] Her şey çok iyi
gidiyor. Eee keyfim çok yerinde. Bunu
söylemek de nazara dahil mi peki? Söylem
değil. Yok söyledim. Abartmayalım. Daha
da daha da söylemeyelim. İyiyiz diyelim.
Çok şükür diyelim ve aynen devam edelim.
[müzik]
>> Yerimde duramıyorum. Benimle aynı
frekansta insanlarla çok iyi
anlaşıyorum.
>> Dönem dönem.
>> Hı. Bazen öyle, bazen böyle.
>> Var mı senin durduğun? Duramaz biri
gibisin.
>> Bazen de durmak gerekiyor. Bazen diyor
ki sana işte bedenin, ruhun neyse durur
musun canım? Öyle bir zaman mı oluyor? Y
dönem dönem oluyor ama genelde daha
>> işte. Evet. Ya hızlı konuşan, hızlı
hareket eden, eee, işte yavaşlığa
tahammül olmayan, e, işte çalışmak
isteyen, sürekli bir şey yapmak isteyen,
eli meşgul olsun isteyen birisiyim
genelde.
>> Peki kendinle aynı frekansta insanları
mı bulursun genelde?
>> Hayır.
>> Ne yapıyorsun orada? Çok kötü ya.
>> Onun bir şey eee dünya birleşmesi
olduğuna inanıyorum. Yani tam tersi
birisi varsa benim orada almam gereken,
onun benden alması gereken bir şey
vardır diye düşünüyorum. Eee o yüzden
iyi bir birliktelik oluyor.
>> Peki şey diyor musun? Hadi hadi hadi
hadi abi hadi hadi. Genel hayatta
insanlara benim en çok kullandığım cümle
de hadi o yüzden değil mi?
>> Diyorum diyorum yani dememeye
çalışıyorum artık. Bayağı demiyorum bu
arada yani böyle yavaş iş beni çok yoran
bir şey yani. Önümde birinin yavaş
yürümesi falan aşırı sinirli oluyor.
Çünkü abi işim var. Hadi abi, hadi abi,
hadi abi. Sürekli böyle ol. Bir de set
de öyle bir yer ya. Sürekli hadilenen ve
sürekli acele etmemiz gereken. Özellikle
ulusala iş çekiyorsak bir şeyi
yetiştirmeye çalışıyoruz. Ya belki
oradan kaldı bilmiyorum ama sürekli bir
aceleciyim. Aceleciliğim
>> aceleciliyim. [kahkaha]
Sürekli bir aceleciliğim var ama
yapmamaya çalışıyorum artık. Şimdi daha
iyiyim biraz.
>> Sakarlık
>> yok canım. [kahkaha]
>> Ne? Çok mu? Aşırı mı?
>> Şimdi daha iyiyim. Eee, ben küçükken
annem beni doktora götürmüştü. Bu kız
evdeki her şey kırıyor. Sebebini
öğrenebilir miyim? Çünkü sürekli
düşüyorum. Her yerim mosmor. Evde düzgün
hiçbir şey yok. Yani her şey kırık.
Yeniden yapıştırılmış ya da yapılmış ya
da yenisi almış. Sürekli aşırı şey
olduğum için sakar. Sanki bilerek
yapıyormuşum gibi göründü bir noktada.
Annem dedi ki bilerek yapmıyorsun
inşallah manyak değilsindir. Bir doktora
gidelim. Sonra anlaşıldı ki işte ben
klasik bale okuyordum o zaman ve çok
hızlı uzadım ve kollarım ve bacaklarım
çok uzundu. Yani böyle işte 10
yaşındayken ayakta dururken ellerim diz
kapağıma değiyordu. Öyle bir yanlış
uzamak var. O yüzden çok hızlı uzadığım
için de fark edemiyormuşum. Yani
etrafımdaki nesnenin enerji olduğu
nerede [kahkaha]
>> fark edememişim. Her şeyi kırıyordum
yani evde sağda solda. E sonra düzeldi.
Şimdi daha iyi. Şimdi daha iyi. Evet.
>> Kendi başımın çaresine bakmakta biraz
fazla iyiyim. %100
>> %100
>> yorulmuyor musun?
>> Yook bu iyi olması gereken şey değil mi
yani? Kesinlikle öyle ama bir yerde de
hani talep etmek, yardım istemek oral
yani ihtiyacım varsa ihtiyacım var
demekten hiç çekinmeyen biriyim ama
değilse de zaten çok kendi kendine yeten
biriyim bence.
>> Çok şükür.
>> Kendimi nadiren açabiliyorum. Çoğu zaman
kafa ütlerim zannederek susuyorum.
>> Yanlış ama doğru değil. Hiç
>> hiç anlatır mısın? Direkt her yerde her
şeyi konuşur musun? Hayır ya öyle biri
değilim. Kim gülüyor abi? Beni beni
tanıyan birileri gülüyor.
>> Yemin ederim Mer'nin sesiydi o.
>> Bak katıldı orada. Ne demek istiyorsun?
Pardon. Ha yok yerinde, zamanında,
tadında. Bir de çekemem ben. Kafam şişer
hemen. Kendi konuşmamdan bile
>> tabii. Hemen canım sık eh falan
>> çekemem abi. Hadi bir sonraki konuya
atlarım. Yani kafamda bile o konu çok
döndüyse benim için de yeterlidir.
>> İyi bir dinleyicisin.
>> Çok iyi bir dinleyiciyim. Bence
[kahkaha]
her şey sonu bence demen
[boğazını temizler] hiç üzerine bir şey
diyemiyorum ben.
>> Çok yakın bir arkadaşım şimdi açacak
programı izleyecek ve diyecek ki
>> der mi diyebilir.
>> Diyebilir. [kahkaha] O yüzden yani ona
da bir pay bırakmak istiyorum. Anladın
mı? Burada böyle beylik konuşmak
istemiyorum. Bana ve planlarıma uymayan
hiçbir şeyi hayatıma dahil etmiyorum.
>> Yanlış. Niye? Nasıl yanlış?
>> Ben bilemem canım. Soruyorum sadece.
Hayat hayat sürprizlerle dolu ve başıma
gelen şeyi aa böyle bir şey de varmış
deyip onun keyfini çıkarmayı, süreci
güzel yaşamayı eee tercih ederim.
>> Peki akışa bırakabilen biri misin
kendine? Her şeyi planlı, programlı mı
yaşıyorsun?
>> Yani eskiden değildim. Şimdi çok öyle.
Çünkü yani işim gereği de, hayatım
gereği de çok hep sürprizlerle
karşılaşıyorum. Yani olacak diyorsun
olmuyor ve çok hızlı değişiyor bu.
Saatlerle, dakikalarla değişiyor.
Eskiden çok kontrol etmeye çalışıyordum
ve bunun böyle bir şey olmadığını
anladım. Çünkü o bana farklı bir stres
yüklüyor. Eee, ben bunu madem elimle
eğip bükemiyorum o zaman akışını
bırakayım. Zaten bir de bunu
deneyimleyince o akışın bana en iyisini
getirdiğini gördüm birçok kere ve ikna
oldum buna. O yüzden e o akışa
bırakıyorum ve gerçekten de hep ya
hayırlı olan lafı bilmiyorum yani
herkesin farklı yerine dokunuyor ama
benim için hayırlı olan bir şekilde bana
geliyor. O yüzden o yolculuktan zevk
almaya çalışıyorum.
>> Peki söz dinler misin? Yani güvendiğin
insanların sözünü dinler misin? Daha
doğrusu söz dinler misin?
Belki kişinin hayatımda maksğir bak
kişinin lafını dinliyorumdur yani.
>> Peki b anlatıp fikir alıp sonra mı
dinlemezsin yoksa zaten sormaz mısın?
>> Hay sorarım tabii ki. %100 konuşurum
kafasını ülerim. O da benim kafamı
bayağı 5 saat bunu konuşun sonra
anladım ve bildiğimi yapmaya devam.
>> Şahane bence kalabalık masalarda
saatlerce sohbet etmeye bayılırım.
Kalabalık seven bir misin yalnız? Yani
böyle şey hayatım şey gibi Bulgar
sineması gibi orada böyle Bulgar
sinemasında böyle film açılışlarında çok
güzel kalabalık sahneler, yemek
sahneleri falan filan olur ya da İtalyan
filmlerine falan. Hep öyle
>> kalabalık hayatı çok seviyorum.
>> Yalnızlıkla aran var mı?
>> Onu da seviyorum ama o zaten ben eee man
nasıl tarif edeyim? İşte iki tarafa da
çok peşneyim aslında. O dönem işte dönem
dönem dememin sebebi bu aslında. Bazı
dönem o geliyor, bazı dönem bu geliyor
ve çok şanslıyım ki etrafımdaki insanlar
da bunu anlayacak ve bunun için bana
yardım edebilecek eee insanlar. O yüzden
rahatlıkla ya benim zamana ihtiyacım var
ya da benim kalabalık bir yemek yemeye
ihtiyacım var ya da bilmem ne falan
dediğimde eee arzumu, isteğimi ve
ihtiyacımı doğru eee tahlil edip hem
arkadaşlarım hem ben eee bunun üzerine
bir şey yapabiliyorum.
>> Şanslısın
>> ama ya çok zor edindiğim bir şey bu
aslında ama bu özelliğimle de gurur
duyuyorum ve her seferinde aferin kızım
ya sen isteğini, arzunu, ihtiyacını
doğru şekilde iletebiliyorsun ve
anlayabiliyorsun ve buna da karşılık
alabileceğin bir kalabalığın var.
>> Hep bu kadar kafan açık mıydı ya bu
manada? Bu çok iyi bir şey çünkü. Yoksa
bu da mı sonradan oldu?
>> Bence, bence öyleydi. Şimdi düşününce
yani geçmişi bence hep öyleydi ama
geliştirdim zamanla. Çünkü eee daha eski
yaşımda neye ihtiyacım olduğunu tam
saptayamıyordum bence. Yani seçeneklerin
arasında boğuluyordum. Çok fazla seçenek
vardı. Şimdi eee çok fazla seçenek
çıkarıyordum kendime. Şimdi seçeneklerin
arasında en makul olanı eee hızlıca fark
edip onun üzerine bir şey yapmada iyiyim
ilginç bir şekilde. O kadar iyi
anlatıyorsun ki bak yani hiç girmeden
akışlı böyle dinliyorum seni. İlk defa
da benim kadar hızlı konuşan bir konukla
beraber çok hızlı konuşursam [kahkaha]
söyle.
>> Ben çok iyi anlıyorum. Ben o kadar
iyiyim ki çok mutluyum. Evet konuş kimse
anlayamaz.
>> Anlayamadığınız yerde yavaşlayın diyin.
Tamam mı? Bize
>> spontane kararlar almaya kendimi
alıştırmaya çalışıyorum.
E bu bir ik sene önce falan oldu böyle
söylenen şey işte yapılan plana hayır
dememe kararı almıştım bir süre.
[boğazını temizler] Çünkü çok hayır
dediğimi fark ettim. Yani en basiti yani
dışarı git dışarıda bir şey yapmakla
alakalı bir şey. Yapmak istemiyorum. Çok
yorgunum ya da kafam doldu ya da
yoruldum. E falan bahanesiyle. Set de
çok iyi bir bahane tabii ki buna işte
abi setteyim şu an falan gibi. Çok bunu
kullanarak bir sürü şeyden eee kendimi
geri çekmiştim. Sonra dedim ki neden
buna ihtiyacım var? Niye bunu yapıyorum
kendime? Yaşadığım deneyimlerde her
zaman yine pozitif geri dönüş oldu.
Neyse ki şanslıyım. O yüzden soruyu
unuttum.
>> Şimdi spontane konuları açıs öyle oluyor
işte değil mi? Anlatmaya başlayınca
konuş konuş konuş. Ne konuşuyordum acaba
oluyoruz. Soru [kahkaha] neydi?
>> Spontane spontane. Aynen böyle böyle
alıştın.
>> Şu an çok iyi.
>> Çok iyiyiz ya. Biz kendi kendine böyle
çıkabilirsiniz sorunu. [kahkaha]
>> Bazen hırs gözümü kör edebiliyor.
>> Eskiden de onlar yani ben
konservatuvarda okudum işte klasik bale
okudum. Eee, orası acayip bir yeri.
Konservatif eğitim işte dansçı ol klasik
b dansçısı olmak zor bir şey ve dünyada
da zor bir şey. Sadece ülkede değil. O
yüzden o hırsın, hasetin ne demek
olduğunu ben çok küçük yaşta anladığım
için eee artık öyle bir şey
barındırmıyorum duygu olarak. Bedenimde
de barındırmıyorum, zihnimde de
barındırmıyorum ama çok iyi bir
dedektörüm bununla alakalı. Yani o
haseti
>> hemen aa gerçekten mi?
>> Hem anlarım. Hemen anlarım ve sadece
bana karşı olanı değil yani biri birine
karşı bir şey hissediyorsa da o çünkü
onunla yoğrulup geldik yani buraya kadar
okulda öğrendiğimiz bir şey olduğu için
o şimdi benim için çok basit bir şey
>> Allah şifanı versin haip
şey eee hemen o zaman bu senin için şey
çok konforlu hemen o mesafelenmeyi hemen
çözmek
>> hemen hemen
>> muazzam bir özellik
>> benim bir doam var bak en sevdiğim şey
hep hep bunu yani bana haset eden işte
ya Haset de ya kıskançlık değil. Başka
herhangi bir kötü düşünceyle bana
yaklaşan ya da bakan herkes benden daha
iyi olsun ki bana ayıracak zamanları
olmasın. Beni düşünemesinler. Ben zaten
daha iyi durumdayım. Onu düşünmeme gerek
yok gibi düşünsünler gibi bir şey var
aklımda. Hep böyle düşünüyorum.
>> Ne kadar iyi birisin.
>> Eee keşke
>> gerçekten. Hay çok yani iyi bir ben hani
şey diyeceksin. Benim şöyle bir duam
var. Allah filan gibi gireceksin
zannettim. O yüzden böyle çok acayip. Ne
kadar tatlı bir olasın. Hep hep öyle
yani bir şey gerçekten istediğimde
genellikle elde ediyorum. %100.
>> Peki bu yani çalışmakla ilgili bir şey
mi? İnanıyor musun bu isteme? Enerji
hikayesine de
>> yani çalışmakla alakalı diye düşünüyor
koymak hayatımda hep şansla pek bir şey
elde ettiğimi düşünmüyorum. Evet çok
şanslı biriyim bu arada gerçekten her
anlamda çok iş aşk ilişkiler, eee
arkadaşlar her konuda çok şanslıyım.
Yine soruyu unuttum. [kahkaha]
Çok zevkli
izlemesi. Çok zevkli. Kendimi izliyor
gibi oluyorum ya. Ben insanlara neler
yapıyormuşum konuşurken eee [kahkaha]
istediğim şey elde ederim. Evet. Tamam.
Yani
[kahkaha]
>> yapacağım. Yapacağım. Durun. Tamam mı?
Tamam. Tamam. Evet. Evet. Evet.
>> Tamam kızım. Tamam.
>> Y hiç problem yok. Çok eğlenceli
izlemesi. Yemin ederim. Sen içeride ne
yaşıyorsun bilmiyorum ama biz okeyiz.
Bir daha tekrar hatırlatmak isterim.
Eee, gerçekten size bir şey elde ederim
diyorsun. Evet.
>> Evet. Evet. Ederim. Çünkü istiyorum ve
ona yönelik de çalışıyorum.
>> Çalışıyorsun. Evet. Şey de yeterli değil
bence. Halbuki ben onu söylüyor ama
benimle aynı fikirde misini bilmiyorum.
Bu böyle tabii ki her şeyi doğru istemek
enerji olarak kendimiz ama sadece
söyleyince olacak bir şey değil. Yok.
Ok. Hadi o da işe yarıyordur. Ama ben de
işe yaram. Bu arada ben o kadar da
derininden denemedim bunu. Pozitif
oluşturalım ve aklımıza falan. Evet ben
de meditasyon yapıyorum. Evet ben de
düşlüyorum. Kafamda imajine ediyorum.
Tabii ki bende de var böyle şeyler ama
sadece bunun yeterli olduğunu
düşünmüyorum. Yani o istediğim yere
gidebilmek için yapmam gereken bir
şeyler varsa onları
>> tabii ki en layıyla yapmaya çalışıyorum
ki gidebileyim. Bir de ben bunun eee
daha alt kuşak yani daha genç
arkadaşlarımızda da olumsuza sebep
olduğunu düşünüyorum. Yani sadece eee
günde 7 kere yedişer tane e 21 gün
boyunca bir şeyi yazarak milyonlar
kazanacağını düşünmek ama başına gelen
vardır belki. Bu doğru bir şey olabilir.
Ben de yazan biriyim. Ben de çizen
biriyim. İmgeleyen biriyim ama bir de
yazdığım şey için çalışan biriyim.
>> Yani sadece bunu yapmanın bunu
getireceğine çok e inanmadığım gibi
insanları bence çalışmak yolculuğunda da
doğru yere yönlendirmiyor gibi
hissediyorum. Bence nacisane.
>> Evet. Yani tevekkül deniyor ya ona. Her
şeyi yapıyorsun işte eşeğini sağlam kaza
bağlıyorsun ve ondan sonra diyorsun ki
>> ben her şeyi yaptım bakalım ne olacak. O
o işte izleme bekleme süreci şimdi çok
lezzetli. Eskiden çok sabırsızdım bunun
için. Hadi olsun olsun olsun. Şimdi o
bekleme süreci bana eee çok güzel
geliyor. Heyecanlı, lezzetli geliyor.
Böyle ne olacak şimdi? Ne olacak şimdi
ne olacak? Çok iyi geliyor orası bana.
Ankaralı olan herkesi ve her şeyi çok
ama çok seviyorum.
[kahkaha]
O zaman bir Ankara
>> sana hazır bunu sormuşken ne kadar
Ankaralısın? Testi yapacağım hazırsan.
Sorularımız sert olabilir. Bir yine
istersen bir bakalım ne kadar. Tamam.
Sonra ne kadar kalsın demeyelim de şey
%60 falan çıkarsam ben
>> ben yüzde sonucu vermeyeceğim öncelikle.
>> Soru cevap eğlence diyelim. Tamam mı?
Hırslı değilim dedin ya az önce. Halbuki
[kahkaha]
>> sohbet ediyoruz. Sohbet ediyoruz
arkadaşım. Bir şey yok tamam mı?
>> Ankara konusunda öyle değilim.
>> Ankara'nın insanı canından bezdiren,
yüzü bıçak gibi kesen o meşhur kuru
soğuğuna ne ad verilir?
>> Ayaz.
>> Aynen. Bu kadardı. [kahkaha] Sakin ol.
Tamam mı?
>> Bu ne? Kelimelik mi? Anlamadım ki.
>> Bir Ankara klasiği olan Aspava'daki
SSK'nın açılımı nedir?
>> Soslu, soğanı kaşarlı.
>> İşte bu kadar.
[alkış]
>> Favorim bu arada.
>> Ya Allah aşkına onun dönerden ne farkı
var?
>> Yemen lazım.
>> Yedi.
>> E
>> e döneri sarıyorsun. Domateste şey
diyorum. Gülüm hangi asabada yedin?
>> He
>> o asbabalar yanadır, kafa karıştırdır.
Bazılarının ismi aynı. Mesela bir kere
gittiğin yere hep gitmen lazım.
Müdavimiysen o zaman olur o.
>> Hep gitmen lazım. Düzenli.
>> Ha anladım. Doğru. Aslında o tercih diye
bir şey var yani.
>> Doğru %100. Şimdi söylemeyeceğim ismini.
Sonra söyleyim. Tunamlı Hirmi Caddesi'e
bir ayına kumpir veya kıtır.
>> Kıtır.
>> Ay doğru.
Tamam.
>> E
>> e Ankara yerel jargonunda genç erkek
>> labebe.
>> Bravo. İnanılmaz.
>> A Ankara'nın kaç ilçesi var?
>> Kızılcaman Bala Hayman'a. Eee çok
yazıyor bende. Öyle gidebilecek misin?
Şu bardağını alayım bari de çift çiftel
>> ya. Uydurayım o zaman. 17.
>> Ha tamam. Ben kaçın sayabiliyorsun
diyecektim istersen.
>> Ben sayarım hepsini de. Şimdi
>> 25. Anladım. Hep fena desin. Tamam.
>> Kızılay ile Aşçe arasında çalışan
koltukları yeşil renkli o nostaljik
hafif raylı sistemin adı
>> Ankaray.
>> Evet. [kahkaha]
Bahar aylarında gençlerin çimlerine
yayılıp
>> seymenler.
>> Bilem [kahkaha] çok
>> ama belki seyirciler de duymak isterdi
sonra. Yavaş ya. Senin başarın burada
benim için önemli olan Kızılay'da
alternatif giyim, dövmeciler, eski
değil, eski rock tişörtleri ve ikinci el
eşya denince akla gelen o meşhur eski
pasaj hangi pasaj?
>> Limon.
>> Bravo. Ankara'da özellikle siyasetçi,
bürokrat ve iş insanların lüks kafelerde
buluşma noktası haline gelen
>> Çukurambar.
>> Son vallahi çok etkilendim. [kahkaha]
Gerçekten Türkiye'nin geri kalanının
kavşak dediği trafiği düzenleyen
dairesel yol yapılarına bir Ankaralı
günlük hayatta ne ad verir?
>> Aa
>> vow. Çok basit bu arada yani. Kesin ha
diyeceksin. Göbek var böyle bir şey.
Aynen. [kahkaha] Aynen. Bilmiyorsun. Bak
biz kavşak diyoruz aşkım ona. Siz
Ankaralılar göbek.
>> Kavşak göbek var ortada. Kavşak şey
değil mi yani? İkiye üçe ayrılınca
kavşak
>> bu biz buna böyle böyle durduğunda
göbek. Tamam.
>> Ben bir şey ekleyeyim. O göbeklerde
Ankara'da ne olur?
>> Ne olur?
>> Keçi heykelleri.
>> Her göbekte mi? Vay be. [alkış] Vay be.
Muazzam bir teste. Gerçekten
gerçekten şaşırt.
>> O kadar güveniyordum ki kendime.
>> Evet. Baştaki iddianı anladım yani
[kahkaha] şu an. Arkadaşlarımın
varlığına her gün şükrediyorum. Şükürler
olsun. Burada birkaç tanesi burada.
[alkış] Onları alkışlamak istiyorum.
Birlikte en şımardığın arkadaşım kim?
>> Burada.
>> Kim?
>> Söyle.
>> Söylemeyeceğim. Peki arkadaşlıkların ve
genel arkadaşlarınla ilgili tebessümle
hatırladığın sana böyle hatırladığın
zaman böyle insanın hayatına bazı
kırılma noktaları vardır ya ve anlar
>> hüzünlendirir bizi hatırladığımız zaman.
Öyle bir şey bize anlatmak isteyen öyle
bir hanım var mı yoksa?
>> Ya hayır. Ama benim kriterim şeydir.
Arkadaşlarımla e arkadaşlarımla yani
gece 4'te aradığımda ağlayarak aç açacak
mı o telefonu yani anladın mı? Çünkü ben
balık burcuyum. Ben çok ağlıyorum. Gece
400'te de bazen ağlıyorum. [kahkaha]
>> Onu aramak isteyebilirim. Evet. Gece
4'te aradığımda o telefon açılıyorsa ya
bencilce bir kötü bir kriter ama yani
benim kriterim budur. Yani ulaşabilmek.
>> Sana da hep ulaşır mı o arkadaşlar?
>> %100.
>> Bana yapılan yanlışı asla unutmam.
Elbette evrem döner.
[kahkaha]
>> Yo beç.
>> He
>> her zaman %100. O kadar hızlı tecelli
eder ki adalet böyle şok içinde
kalırsın. Hele ilginç bir [kahkaha]
>> çok güzel. Vakit [boğazını temizler]
geçtikçe çıkıyor farkındaysanız. Aynen.
Az önce ne kadar naifsin diyordu ama
dinlemek isterim. Evet. Nasıl devran?
>> Ya çok ilginç bir şeyden bahsetti.
[kahkaha] Şimdi ben biliyorsunuz Urfa'da
çalışıyorum ve Urfa'da işte Göbeklitepe,
Kara falan filan böyle bir sürü şey yani
dünya tarihini değiştirecek şeyler
ortaya çıktı ve burada işte enerji
kapıları, geçitler, bilmem ne falan
filan böyle şeylerden bahsediliyor. Ve
ben Urfa'ya gittiğimden beri
adalet var ya a gittiğim ha şimdiye
kadar çözülememiş, işte bana haksızlık
edildiğini düşündüğüm, kötü hissettiğim
ya da kötü hissettirildiğim, bunların
hepsi son 9 ayda falan eee çözüldü.
>> Tamam. Aklımda hiçbir şey kalmadı
biliyor musun?
>> Ay ne güzel ya.
>> Çok sevindim.
>> Aynen götür. Sürekli kaşıdık. Kolay
vazgeçmem ve çok az pişman olurum.
>> Kolay vazgeçmem ama çok pişman olurum.
[kahkaha]
>> Yalan mı söyleyin?
>> Yok y doğru doğru. Peki mesela iş
konusunda da şey misin? Yani istediğin
ve kafaya taktığın şeyler var mıdır
yani? Ha son sor yoksa hayır ya daha
iyisi benimle olur gibi. Yani hemen
bırakırım. İlk yormuyorsun yani. Artık
yormuyorum ama eskiden yoruyordum. Şimdi
yapmıyorum onu.
>> Bir de işte bu bunu tartışabileceğim eee
konuyla alakalı işte atıyorum iş diyelim
ki kendi menajerimden bahsedim.
Menajerimin çok donanımlı olduğunu ve
akıllı olduğunu biliyorum. İşte
arkadaşlarım diyeyim. Onlar da başka
sektörlerde belli biçimde donanımlılar
ve akıllılar. O yüzden başka düsturlarda
iyi kariyer yapmış ve kafası çalışan ve
işte sinir sisteminin kuvvetli olduğuna
inandığım insanlardan akıl alıyorum. Eee
çok rahat oluyor benim için.
>> Güvenli bir arkadaş ortamı kurmuşsun.
inanılmaz bir safetinim var. Yani hem
kız grubum var birkaç tane işte birebir
görüştüğüm bir sürü insan var falan
filan. O yüzden çok şey şanslı ve iyi
hissediyorum kend.
>> Peki kolay yeni arkadaş edinir misin?
>> Ha o da çok almam gibi bir duvarın yok
yani.
>> Bir ortamda spot ışıklarının benim
üzerimde olmasından hoşlanmıyorum.
>> Yanlış. Niye?
>> Tabii.
>> Aynen. Söyle [kahkaha] istiyorum sadece.
Yanlış değilsa ben senden duymak ishnede
büyüdüm. Niye hoşlanmıyor ki? [müzik]
>> Ya o hikaye sakatlıkla değil mi oluyor?
Hikayesi kaç yaşındaydı?
>> 18 galiba. 17 18 yaşındaydım
>> o zaman için. Çok şey bir şey.
>> Ay öleceğim sandım. Bittim dedim ki bir
daha hayatımda hiçbir şey yapamayacağım
herhalde. Yani o şeye ulaşma yani 2526
yaşında atlattım belki onu. Çünkü 3
yaşından beri dans eden birisi ve meslek
olarak bunu seçiyorum. Seçtim. E ve
sonrasında bana bir tane doktor yani
doktor bey çok rahat bir şekilde ya
bundan sonra dans etmesen senin için
daha iyi falan dedi. Beyefendi ömrümü
verdim ya benim için 18 yaş o zaman
büyük bir yaş ya yani ömrüm boyunca bunu
yapmışım. Başka bir şey yapmayı
bilmiyorum ve bu rahatlık bana geçmiyor.
Yani bunun için başka bir şey yapmayı
düşünür müydünüz [kahkaha] ya? Eee
olmayınca da olmadı yani.
>> Peki oradan ya o histen çıkman ne kadar
zaman sürdü?
>> 7 sene 8 sene sürdü. Çok zor
>> kırılgan bir şey olsa gerek.
O o zaman yaşadığım şey de çok kötüydü
ve onun üstünden atlatmak da zordu.
Şöyle bir şey klasik bal vücut için çok
zor. Bir sürü zor şeyi işte eklemini,
kasını, bağını çok zorladığın bir şey
yani. İşte senin bacağın normalde buraya
kalkıyorsa sakatlıktan sonra buraya
kalkıyor mesela normal insanlar için
yine çok ekstrem bir şey yani ölçü. Ama
sen diyorsun ki ya benim bacam buraya
kalkıyor buraya kalkamaz. Böyle bir şey
olamaz yani. Ve bu senin bedeninin sana
ihanet etmesi gibi geliyor o yaşta. Bu
bu korkunç bir şeydi yani. Ve onunla o
yaşta tek başıma deal edebilecek durumda
değildim. Şeyi çok kulağı tabii ki yani
işin içinde olmayan biri olarak o
disiplin sonra bütün hayatına yansıdı
değil mi? Çok kıymetli bir şey herhalde.
Ya ben de şeyden yani tamamen ebeveyn
kodumla yani bir sporu sevmesinin
öneminin sadece o disiplinle bile
alakalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü
[müzik] saatlerce hayal kurabilirim.
>> Doğru.
>> Buna ayırdığın bir metime'ın kendine
özel şey ol.
>> Evet. Uyumadan önce uyandıktan sonra
>> yani [müzik] gidiyorsun. Çok güzel.
[kahkaha]
>> Böyle dinliyorum.
>> Çok böyle dinliyorum. Gerçek
[boğazını temizler] bir balık. [kahkaha]
Peki arkadaşlarına sorsam sence senin
hangi oyunu değiştirirler?
>> Benim hangi yönümü değiştirirsin?
>> Dur dur sence önce.
>> Emotional roller coaster var evde
sürekli. Anladın mı? Yani yani nasıl
diyebilirim ki? Mesela [kahkaha] şöyle
anlatayım. Dün mesela eve geldim.
Arkadaşım da benim evimde ve ışıkları
açık bırakmış. Ne kadar
sinirlenebilirsin mesela bir şeye?
>> Ben de yok
>> bak çok sinirlendim ve böyle geldi ve
günlerdir görüşmedim ve iki gün önce
doğum günüydü ve hiç doğum gününde
telefonla konuştuk bitti. Eve geldi
ışıklar açık olduğu için ben çok
sinirlendim. Bilmiyorum neden. Ve böyle
koltuğa yattım. Allah'ım ne olur kimseyi
öldürmeyeyim diye dua ediyorum bir
yandan ve geldi başıma sen uyuyormuş
meğersem geldi başıma sen mi geldin
falan filan böyle heyecanlı dedim ki şu
an çok kötüyüm [kahkaha]
ışıklar
>> ışık hissetmiyorum şimdi konuşmuyor mu
falan gibi böyle garip bir şey yaptım
çocuğa neyse aradan kestik işte erkek
arkadaşımla FaceTime konuşuyorum bir
süre sonra şöyle olmal biraz ağlayacağım
kapatabilir miyim [kahkaha]
>> kapattım biraz ağladım ağlarken uyuya
kalmışım çünkü 5 yaşındayım ağlarken
uyuya kalmışım. E sonra kalktım hayatıma
hiçbir şey olmamış gibi devam ettim. Ama
yani insanlar da şey yani bu manyak
belli ki biz [kahkaha] de seviyoruz bunu
maesef böyle kabul ed
>> ama ben bunun uyarısını yapıyorum. Yani
bugün iyi bir gün geçirmiyorum ya da
işte stresli hissediyorum ya da bugün
kötü bir günüm ve işte o arada da böyle
çok zaman geçirmekle alakalı fiziksel
bir şey ya da ağzınla söylemesen de
senin duygu durumunu tahlil edebiliyor
ya. Ya ben de onunkine edebiliyorum ya.
>> O yüzden o çok anlayışlı bir yerden. E
tamam sen madilendin ablam seni rahat
bırakıyorum. Hemen bana bir alan
açılıyor falan. Eee, böyle güzel yani.
>> En son çok en çok çok fazla çok çok
gayret.
>> Hadi bakalım. En son neye çok
duygulandın?
>> Ay, kahrol. Ben dur. E, Melike Şahin yo
Ezgim Melike Şahin'in mektubunu ağladım
en son. Buraya gelmeden önce işte biraz
programları izleyeyim falan filan. Ne
oluyor, ne bitiyor, neyle karşılaşacağım
falan diye programları izledim.
>> 145 bölüm falan çektim de yani o arada
hiç mi yani denk gelm? senedir o kadar
çok çalışıyorum ki ben film de izlemedim
yani. Anladım. Müzik de dinlemedim.
Bilmiyorum. Tamam.
>> Kendimi aklıyım de hiç kimsenin
kafasında bir soru işareti kalmasın
yeter. Eee, unut.
>> Melike'yi izledin. Ben de h
>> Melike'yi izledim. [kahkaha]
Abi program baştan başlayabilir miyim
ya? Program bir şey sallayabiliyor muyum
ben? Y
>> Evet. Hiç anlamamış değil mi? Ben
[kahkaha]
ne şehan mektubunu okudum ama çok
duygulandım. Çok duygulandım.
>> Teşekkür ederiz. Mektup ve bana mektup
yapmamanızı istiyorum mesela.
>> Ama ben şimdi okuyacağım. Kışıklı sonuna
gelmiştim. Zaten gelmiştik. Hayır zaten
önden yazıyoruz biz sana çalışıyoruz.
Soruları sordun şimdi beni tankısı yok.
Bir tanem biz seni araştırıyoruz.
Katıldığın programları izliyoruz.
>> Evet.
>> Konsantrasyonunu bozmaya çalışma kendi
[boğazını temizler] kendine.
>> Yok canım. A açılmadı [müzik] bunun
lensi bu arada.
>> Aybüe.
>> Evet. [boğazını temizler]
>> Sana mektup okuyorum. Kişilik test.
Evet. Tamam mı? Tamam.
Sevgili Aybüke, [müzik]
sadece uyandığı için mutlu olan ve güne
bu huzur seviyesinde başlayan
insanlardan biri değilsin. Fakat
gündüzleri uykusuz ve aç olduğun
zamanları çıkardığımızda gayet makul ve
tatlı birisin. İnsan çevresiyle var
oluyor. Bazen geçmiş güzel günleri
hatırlamak için eski bir okulu görmek
istiyorsun ama [müzik] olmuyor. Bazen
senelerini biriktirdiğin okulun senden
habersiz taşını veriyor. Bazen de
kentsel dönüşüm engel oluyor
çocukluğunla yüzleşmeye. [müzik]
Ve maalesef kentsel gidiş gerekiyor yeni
bir hikayeye başlamak için. Belki bazı
şeyler geride kalmıştı ama İstanbul'a
yine kendinle geldin. Burada yedi keçili
viyadüklerden ve samimiyetten eser
yoktu. Ama sen pes etmek yerine adapte
olmayı tercih ettin. Ve tabii ki her
zaman anı biriktirmekte çok iyiydin.
Merak etme biraz flu bir gecede çok
sevdiğin o yönetmeni ve eşini partide
darlamadan
bayıldığın 18. Yaş gününden ve kar
kıyamette yüzme anılarından bahsedip
seni utandırmayacağız. Zaten hepsi
tebessümle hatırlayacağın birkaç küçük
an. Sen de bu küçük anlardan sıyrılıp
hep daha iyisi olmak belasıyla büyüyen
tüm çocuklar gibi başarısızlığın da
başarı kadar olağan bir sonuç olduğunu
gördün. Sadece kırılan hayallerinin
yerine yenilerini koymak için biraz
zamana ihtiyacın vardı. Kabul etmesi zor
yarım kalmışlığını bir şekilde
tamamlamak [müzik] ve başkalarının
hayallerini filizlendirmek için kafanın
bir yerinde bale okulunu açma hayalin
hala duruyor. [müzik] E tabii her şeyin
plana uygun işlemesi ve seni
delirtmemesi için onu da adım atım
işliyorsun [müzik] zihnine. Yanında
hafiflediğin insanın güneş çilli
sevgilisi olarak kucağınızda bir ruşla
geçirdiğiniz daha nice senelere hanımlar
beyler star
gayet güzel ağlıyormuşsun.
[müzik]
>> Yeni Ariel hepsi bir arada. Pots ultra
konsantre deterjan. Eke çıkarıcılar
kalıcı parfüm teknolojisi bir arada. Sen
de [müzik] podla çocukların
ulaşamayacağı yerde saklayın. Ayb'in
guilty pleasure eski Türkçe pop aşk
şarkılarına kendini kaptırmaktır.
>> Bu guilty pleasure değil artık
>> herhalde normal gibi şey buna girmiyorum
bile
>> ya bunu yaptığı için utanan biri mi var?
>> Varsa eğer hemen burayı herkes
>> normal yani. E kentin itirafı itirafım
üstteki cümleyi chat GP diye yazdım.
[kahkaha]
Ya bu biliyor musun chat hayatımıza
girdi mi? Onu diyecektim. Sende var mı?
Kavgalıyız.
>> Görüşmüyorum.
>> He.
>> Aramızda bir mesafe var.
>> Bir şey ters bir şey mi yaptı sana?
>> Hayır abi aklında tutmuyor yani. Ben e
severim yani benimle alakalı bir şeyi.
Aklında tutması gerekir yani. Eşi dostun
ya da ya. Chat çiftte bir şey
anlatıyorum ve diyorum ki böyle bir
durum var. Ne yapacağız şimdi?
>> Daha önce anlattığım şeylerin tamamını
unutmuş ve salak salak gelince yorum
yapıyor. Abla sana niye para verdik
>> diyor musun? Dedin mi? Ne dedi?
>> Dedim. Tamam kuzum bir dahakini
hatırlayacağım dedi. Yine hatırlamadı ve
benim için önemli bir mevzuydu. Ya ben
hatırlayacaksam neden yani sana ikinci
bir şans tanındı anladın mı?
>> Bunu da söyledin mi?
>> Tabii ki.
>> Ona ne dedi?
>> Tamam abla dedi. [kahkaha]
>> Ne bitti ilişkin?
>> Bitti bitti.
>> E bence Aybüke WhatsApp'tan uzun
paragraf yazarak kavga ediyordur.
Yok doğru değil. Bir de yüz yüze
>> Hım. Kavganın da olsun bir bak.
>> Tabii tabii. Mesaj de gülüm bunu sonra
konuşalım derim. Senle ses kaydıyla
kavga ediyor musun? Ben ona çok iyiyim.
Aa bize çok faydalı kız. Konuşuyoruz ya
uzun uzun. Çok rahat ediyorum ben. Pır
basıyorum. Yook bir kere kafamı
toplayayım önce. Bir zaman verin. Bir
düşünme molası veriyorum kendime. E
doğru. Çünkü sonra gece yattığımda keşke
şunu da deseydim dememek için önce bir
hazırlık yapıyorum kafamda. Önce
kurguluyorum. Eee sonra yüz yüze.
>> Peki sen uzun gelen mesajlara
>> okumam. [kahkaha]
>> Net birisin diyebilir misin?
>> Şimdi bir itiraf. Uzun mesajların
hiçbirini okumuyorum. Lütfen bana uzun
mesaj atmayın.
>> Uzun mesajları dinliyor musun? Çarpı 2
yapıyorum
>> ama yakın arkadaşların dışında herhalde.
>> Yakın arkadaşlarım zaten atmıyorlar.
>> Ha doğru. O da biliyor anladım.
>> Yani çünkü abi çekemem anladın mı?
>> Anladım. Peki kendisinin itirafı
Amerika'da bir zemin bitmesine iki gün
kala pasaportumu kaybedip aileme yalan
söyledim. Ne yaptın sonra? Ha sonra
söyledin.
>> Dönükten sonra ya. Okey ya. Tamam.
Dönebilmen önemli. Bu arada en önemli
şey bu. Aybüke bazı geceler çılgınca
fast food yiyor olabilir. Ayrıca
dünyanın en güzel ve en duruşlu kadını
olmasını söylemeden edemem.
[alkış]
>> Teşekkür ederim. Ön
>> itirafımsa senaryosu bana hitap etmese
de o var diye dizilerini izliyorum. Bu
bir toplu bir şeymiş. Öncelikle petfood
yiyor musun?
>> E eskiden yiyordum. Eskiden eee dilli,
>> kaşarlı,
>> çift kaşarlı. Tost. Biraz fazla
kızarmış. Yemin ederim ağzım suy aktı.
>> Anladın mı?
>> Yanık. Yanık. Çok iyi bildim. Evet.
Evet. Eskiden eskiden onu çok yiyordum.
Artık yapmıyorum. Artık çok büyüdüm ve
geliştim. [kahkaha]
>> Açıklamaya bak.
>> Etrafını okayım. Eski sevgilimin
eşyalarını dolapta sattım. Geri isince
de bulamadım dedim.
>> Helal kız. Doğru.
>> A kız olacağım. Helal kız gibi. Nida
gibi söyl
beğendim. Aynen. Bize ne abi?
>> [alkış]
>> Eski sevgilinin bizden bulacağı.
>> Aynen öyle. Sering pren olarak da
düzenli olarak İsmail YK dinleyip dans
etmek.
>> Hayır.
>> Hı hı. [boğazını temizler] Tamam. Hayır.
>> Hayır.
>> Neden öyle düşündünüz? İsmail YK dinledi
>> bir tane. Bir tane öyle bir videom vardı
galiba. Bir arkadaşım Evet. İsmail YK
söylüyorum ve bir yandan da hazırlanıyor
falan. Bir şey kuzenimin falan attığı
bir tane video vardı. Burada mı ya o?
Eğer buradaysa
>> kim arıyoruz? Kuzen aramız. Yok kuzenimi
aradım ben ama acaba o mu diye. Yok.
Hayır. İsmail Yaka bir tane video mu
vardı öyle? Belki odur mu o mudur gibi.
Aybüke kesin kavga sırasında içindeki
Ankaralıyı ortaya çıkartıp ağız dolusu
sövüyordur.
[kahkaha]
>> Yo
>> yo
>> arkadaşlar bu kadar açık etmeyelim her
şeyi o kadar da değil.
>> Cenpe kavgada iyi misindir?
>> Ay nasıl bir kavga?
>> Yeri geldi ve gerekti.
>> Kahra ederim karşıdakini intihara
sürüklerim. Aa kaçır on mahvederim onu
[boğazını temizler]
>> ve sakince
>> ve sinir bozarsın o zaman.
>> Çok canı sıkarım.
>> Ay
>> çok can inanılmaz can sıkarım ben. Tat
kaçırırım.
>> Ay tamam
>> sen sen mi sinirlendirili yani şey sen
ha [kahkaha]
>> ne
>> sen buna maruz sen buna maruz kalır
mısın?
>> Öyle bir durumla ne yaparsın? Yani sana
çok yani sen haksızsın ve sana karşı çok
sinirlenildi. Senin sinirlendiğin gibi
sana sinirlenildiğinde ne yaparsın?
muazzam bir soru.
>> Ne yapmaya çalıştığını anlıyorum derim.
[boğazını temizler]
>> Uyuz bir sinir. Kavga edilmemesi lazım
senin. Seninle kavga edilmemesi lazım.
Böyle
>> daha da kötü o. Daha da kötü. Bağırmadan
yani. Hiç hiç hiç bağırmam. Öyle öyle
bir şeyim yoktur ama.
>> Kötüymüş. Evet anladım. Allah korusun
diyelim.
>> Amin.
>> Datlerim
arayan yüzünü
>> ver [kahkaha] kuzum.
için
>> demiş kiimin
arayeplerin
[kahkaha]
arayüzünü unutturacak bir herif
bulamadık. Aybük sırrını açıkla que
applerin arayüzünü unutturacak bir
herif. Ben bir daha date girmeyeyim.
Öyle biri olsun ki bana her şeyi
unuttursun diyorsun abla. Öyle biri yok.
[kahkaha]
Onu sen yaratacaksın.
>> Evet. Biz bulduramayız diyor.
>> Evet. Evet. Onu sen kendin halledeceksin
o işi. Pek utanacağını sanmam ama
Spotify listesi utanç verici olabilir.
Yo değil. Benim açık Spotify'ım zaten.
Utanacak şarkılarım var ama niye
utanayım ki? Peki mesela utanacak şarkı
demesek de hani böyle mesela ben
kendimle ilgili söyleyeyim benden mesela
çok beklenmez ama ben tribün bestesi
dinlemeye bayılırım.
>> Manyağıyım yani. Çok severim. Senin
böyle mesela bana böyle verebileceğin
bir örneğin var mı?
>> Şöyle ilginç bir şey yapıyorum ben.
Spotify şarkı yani herhangi birinin
şarkısı değil de böyle şey amatör
kaydedilmiş ses kayıtları var. İşte
böyle 12 yaşındaki çocuk türkü söylüyor
falan [kahkaha] gibi böyle
onu böyle ses kaydı olarak atıyorlar.
Eee, şeye bir şarkı olarak atmıyorlar da
eee, öyle bir listem var. Böyle 35
saniye ses kaydı ve birisi e, bir
şarkıyı söylemiş mesela. Kahrolıyorum.
Çok kahroluyorum. Öyle şeyler var. Yalan
söyleyeceğim.
>> Kendisiyle ilgili iltiz.
>> Evet. 35 yaşındayım. Hayatta olmak
istediğim yerde miyim? Emin değilim ama
deniyorum. Denemek önemli olan kelime
burada denemek. O yüzden bence denemeye
tutunmalıyız diyorum. Aybük ev'de tek
başınayken Ankara oyun havası
oynuyordur. Bazı gecelerin çok geç
saatlerinde. Evet. [kahkaha]
>> Yanlışlıkla ayağım kayıyor.
>> Elim kaymış ve yanlışlıkla arabanın
kapısı açılmış yolun kenarında ve ben
Ankara oyun havası oynamışım. [kahkaha]
>> Peki şey mi? Öğretmeye sever misin?
>> Yok ona uğraşamam artık. O kadar da
değil.
>> Kendin tahammülü hiç yok. Sıfır
[kahkaha] sıfır sıfır.
>> Buraya gelmeden kelle söyüş yedim
soğansız diye bir itiraf gelmiş.
yed
soğanı mı yenir kesin?
>> Bende yok bende yok. Bilmiyorum.
>> Umarım güzel bir yer bulmuşsundur
İstanbul'da önemli olan nokta bu. Nerede
yiyorsunuz abi söyü burada? Bu satatın
pleasureı dinlenmeyen bazı şarkıları
evde son ses dinleyip vibplaması demiş.
>> Dinlenmeyen.
>> Evet. Bilinmeyen gibi olabilir mi acaba
>> yani? Evet. Tamam.
>> Evet. Tamam.
İtirafım 12 yaşından beri bir Aybüke
Pusat fanı olarak İstanbul'da
yaşamıyordum ve İstanbul'a geldiğimde
belki karşılaşırız diye elimde not
defteriyle geziyordum. Ya çok tatlıymış.
Aybü Pusat kesin evde oyun oynamayı
dışarı çıkmaya tercih eder.
>> Hiç oyun oynayamıyorum.
>> Ha var mı? Yok bilgisayar mesela.
>> Sıfır ya. Benim 3 sene 5 senedir falan
televizyonum var evde. Hiç
beceremiyorum. E ve çok hırslanıyorum.
İkili oyun falan oynayamıyorum.
Ağlıyorum hemen kaybedince
olay çıkıyor. Kimseyi öldürmemek için
oyun oynamıyorum. [kahkaha]
>> Şaka değil. Gerçek.
>> Gerçekten mi? Kağıt oyunu, monopol hiç
bilmem. Hiç bilmem. Oynayamam da
yapamıyorum yani. E neden düşme olayım
ki arkadaşıma?
>> Çok haklı
>> yani. Bunun önden şeyini alıyorum ve
diyorum ki kardeşim ben bunu
yapamıyorum. Bu yüzden oynamasam olur
mu?
>> Her şey çok güzel çözmü
>> mecburen. [kahkaha]
Kalp kıra kıra bu yollarda bir şeyler
öğrendik. Çiçeğim hiç utanmaz. Dünyanın
en tatlı insanı yazmış birisi için. Ben
tam 105 kiloydum ve 33 kilo verdim. Bu
süreçte motivem Aybüke'e pus attı
denmiş.
[alkış] Evet. Bir alkış alalım.
>> Evet.
>> Bravo.
>> Utandığı zevki evde çoraplarını gelişi
güzel sağa sola atıyordur denmiş.
>> Zaten yapmıyor ya. Bu bunu
>> herkes
[kahkaha]
biri destekledi.
Bu en yakınlarında
>> şimdi ben ulan
[kahkaha]
>> e söylemeyecektim. Furkan da burada
izliyor. Buraya dahil olmasın diye
gayret ettik ama yani sen kendin elem
demek öyle [kahkaha]
kuzum benim. Sana iyi şanslar hayatımın
geri kalanında.
>> Ebike'nin gitti pleasure arabes
dinlemekten de zaten bunu gir pleematem.
E manifestin yeni şarkısını
beğenmediğimi söyleyip iki gündür
loop'ta dinliyorum denmiş. Manifest
manifemiz değil mi? Aynen.
>> Manif hileli kardeşim.
>> Manife
manife
[alkış]
gitt pleasure çok iyi fal bakamam deyip
ısrarlar sonrası iyi bakıp gizli övünmek
içten içe
>> eskidendi bek
>> ha b bakıyorum.
>> Ha iş laf olsun diye
>> tutuyor muydu?
>> Senin öngörün yüksek diye belki yani
insan
>> yani eee Evet. Belki de ondan
inanıyorlardı bir de. Okey. Güzel. En
azından bir muhabbet oluyor yani. O da
iyi.
>> Ya da Tuğçe Kandemir remiksi dinleme
demiş.
>> Aa Tuğçe Kandemir Urfa'ya konsere
gelecekti. Kim en önden bilet aldı?
Ama ne oldu? İptal oldu. Gelmedi. Tamam.
Çok beğeniyorum. Ah ellerim kırılaydı. O
numarayı ben unutaydım. [kahkaha]
>> Kentinin itirafı üniversite hocalarıyla
çıkılan bir yemekte hoca hesabı istemek
için el kaldırdı. Çak beşlik istiyor
sanıp eline çakmıştım. [kahkaha]
O gün bugündür reflekslerime
güvenmiyorum. Seyircimize kocaman bir
alkış. [coşkulu tezahürat]
>> Merak ediyorum.
>> Uzun bir oyunculuk kaç yıl oldu ab?
>> Eee 2014 12
>> 12 yıl uzun bir yolculuk yani burada.
>> Peki eee seni mesleğinde diri tutan yani
heyecanlandıran bu işin içinde olmak
için bir şey var mı? nüüans
>> yani şey eee ya bir bir oyuncu olarak
çok özel bir şey söyleyeceğim belki ama
e ben bir şeyi okuduğumda bilmiyorum.
Bir enerji ya da sıcaklık hissediyorum
bedenimde.
>> Eee o yani heyecan gibi değil. Kalbimde
hissettiğim bir şey değil de daha
karnımda, midemde hissettiğim bir şey ya
da ensende hissettiğim bir şey oluyor.
Yani okurken ilk bedenimin verdiği
tepkiyi eee ölçüyorum ve o ısı bedenin
neresindeyse ona göre cevaplıyorum gibi
garip bir şeyim var.
>> Ama çok güzelmiş. Evet. Bir bir benim
bir iş seçmedeki bir tekniğim. İlk
okuduğum anda bana nasıl çarpıyor ve
benim bedenimde neyi uyandırıyor? Bunu
takip ediyorum.
>> Peki burada çalışma arkadaşlarına böyle
hani e sadece senin hissetmen yeterli
oluyor mu? Yoksa orada eee burası
doğrudur, yanlıştır kalabalık mı karar
veriyorsun? Önce benim tepkime bakılıyor
zaten ve bu konuda da çok saygılılar.
İşte menajerimle beraber çalıştım bütün
arkadaşlarımda. Ben zaten dinliyorum.
Sen ne düşünüyorsun? Sen ne
düşünüyorsun? Sen ne düşünüyorsun? Öyle
mi? Böyle mi bilmem falan. Sonra ne
yapıyorum biliyor musun? Kendi
bildiğimi, [kahkaha]
kendi bildiğimi yapıyorum. Geçiyorum,
gidiyorum.
>> Genelde de kalbin yani bedenin ve kalbin
seni saptığın yerde doğru çıkart.
>> Her zaman öyleydi. [müzik]
>> Hadi bakalım.
>> Haydi.
>> Bakın şimdi nasıl rezil oluyoruz. İşte
bu an için gelmiştiniz galiba.
>> Melis sence Aybüke arkadaşlarının belini
kütletmiş midir?
>> Eee, kesinlikle kütletmiştir.
>> Kütletir misin? Ayvana da içer. Çok
hoşuma gider. Anatomi işte okuldan
dolayı anatomiyi çok iyi bildiğim için
böyle ay şuram tutuluyor ama senin
bilmem nen bilmem ne olmuş falan gibi
bilmişliğiyle şurada masaj yapıp şunu
sürelim sen şimdi şunu kullan falan hani
böyle şeyler işte bugün arkadaşım spor
yapmaya başladı işte Merve diyor ki
magnezyum kullanmaya başladım içinde
malat var mı magnezyum malat mı yoksa
başka bir şey mi sana ne [kahkaha]
yani 1000 tane insan var spor hocası var
doktoru var bilmem falan sana mı kaldı
an ben onla iyi hissettim ya onunla
arkadaşım da kuzum sen de iyi hisset
falan gibi bir şeyim var.
>> Halbuki sence milis hala parmak hesabı
yapıyor mu?
>> %100. Evet.
>> %100 tabii ki. Tabii ki. Ve
>> yani 6lar ya 6 kere yedi.
>> Tabii ki mesela 2 [kahkaha] k yok bende
hiç yok
>> ama bir şey söyleyeceğim. Bu şu yüzden
de ben bunu söyleyeceğim. Ben bunu
kızıma da açıklıyorum. Sende de öyle
miydi bilmiyorum. Sen konservatuar
okudun değil mi? Ale ben onun için TS
Türkçe sosyal seçtim. Dolayısıyla
ortaokulda kaldı benim matematik. Yani
ondan sonra hep Türkçe sosyal yani
hiçbir şu anda mesela adayla kesirleri
yemin ederim bir daha öğreniyorum
gerçekten yani o yüzden hiç yokma hiçbir
alanda kullanmadım okulda hiç
kullanmadım ya özür dilerim matematiğim
çok kötü evet ve bundan utanıyor muyum
abi utanın
burada işte bu kadar
>> hiç sence Aybüke oturduktan sonra mekanı
beğenmediğini fark edip kimseye
görünmeden oradan kaçmış mıdır
>> Aybüke mekana oturur mekanı
beğenmediğini söyler ve öyle gider
>> aynen öyle Hiçbir şeyden de çekinmez.
>> Buraya mı geldik?
>> Buraya mı getirdim? [kahkaha]
Yanımdaki insana bağlı bu arada. Yani
yanımdaki insanla eğleniyorsam keyfim
yürüm idare ederim ama öbür türlüyse
kardeşim ben gidiyorum kendim
çok iyi bak. [kahkaha] Hatta şur birç
kondur yok olurum orada.
>> Halbuki sence milis birine mesaj atmamak
için telefonunu odanın öbür ucuna
bırakacak kadar inatçı mıdır?
>> Eee inat demem bence iyi bir bahane
[boğazını temizler] derim. E ama evet
>> e
>> yapıyorsundur.
>> Evet. Ve o mesajı atmak istersem yine
gider odanın öteki ucundan alır. Yine de
atar. [kahkaha]
>> Evet. Hiçbir şey bana engel elimden
almaları ve gitmeleri lazım.
>> Asla. O söylenecek bir cümlem varsa
tut abi. Ne gerek var?
>> Yüz yüze dedik ya. Konuştuk bunları. Bak
bu konuyu iş gün. Evet. O bence öyle ya.
En azından iki gün beklesem kesinlikle
ol. Şimdi yeni taktiğim bunu geçenler de
söyledim. Notlarıma yazıyorum.
>> Evet. Güzel. Uzun uzun değil mi? Şöyle
yazıyor.
>> Aynen. Yazıyorum. Aa iki gün sonra bir
bakıyorum o geçmiş ben depr olmuşum.
>> Milis sence Aybüke morali bozuk
olduğunda arkadaşlarıyla eğlenmeyi mi
tercih eder? Yalnız kalm arkadaşlarıyla
ağlamayı tercih eder bence. [kahkaha]
Daha doğrusu benim ağlamam ve onların
bana gülmesini tercih ediyorum
böyle oğlum falan diye böyle o da salak
mısın buna mı ağlıyorsun falan gibi bir
şey
>> kesinlikle bunu tercih eder. Oraya fake
atmazsın arkadaşlarına gibi düşünüyorum.
Özür dilerim. Keşke, keşke oyunculuk
benim sosyal hayatıma işlemiyor. Keşke
terapistme oyunculuk yapabilsem mesela
ya da keşke en yakın arkadaşım oyunculuk
yapabilsem.
>> Ben ben bu arada bir şey söylüyorum.
Hani [kahkaha] ne düşünüyorsun? Hayır az
önce sen kuliste ben şey dedim. Duydun
mu bilmiyorum onu düşündüm. Tekrar
edeyim mi yoksa sıkıldı mı değil. Bence
bu arkadaşların ve çevrenin için çok
konforlu bir şey. Ya ben mesela aşırı
rahatım. Hoşuna gitmeyen bir şey de
söyleyeceğini bilmek yani anlatabiliyor
muyum? Ay sıkıldım diyebileceğini bilmek
beni mesela bütün ilişkilerinde çok
rahatlatıyor. Çok daha çevren için yani
fazla gelebilir yeni tanıştığın insan
ama bence çok konforlu bir şey.
Oynayamıyor olma.
>> Bazen yani işte bazıları anlamadığı ve
ya da tanımadığı için bazen kalp kırıcı
gelebiliyor bu.
>> Yani dopralık falan değil bu arada. Yani
gerçekten istediğimi hemen söyleme
arzusu aslında. Hoş mu bilmiyorum.
>> Halbuki sence Melis birini çok
sevdiğinde onun hatalarını görmezden
gelmek için ne kadar çabalar?
>> Hiç.
Eskiden eskiden çok çabalardı artık
çabalamıyor. [kahkaha]
>> Belli ki şu andan sonra e bunu yapmam
gerektiği için bunu yapacağım. Bence zor
biraz ben yok mu kızım?
>> Göremiyorum yapamıyorum. Kalıyorum ben
orada
>> terapi alıyorum. Tamam. Evet.
>> En azından doğrunun ne olduğunu
biliyorum. Dolayısıyla üzerine
çalışabiliyorum bu yolla ilgili. Bu da
bir yol. Evet.
>> Bu da bir yol. Melis sence Aybik'in en
yakın arkadaşı olduğunu nasıl anlarsın?
Çok net anlaşılır gibi ya. Böyle sanki
sen çok yakınlarında hep en yakınlarını
tutarmışsın gibi hissettim ben. Y ne
kadar sık yakınında görürsem yakının
olduğunu anlarım gibi yani. Hani yani.
Ha öyle mi? Aradaki şakalardan yani sen
o konuşmada hiçbir şey anlamıyorsan ki
çok yakın
>> bil ki çok yakın arkadaşımdır. Anladım.
>> Yani çünkü şöyle şeyler oluyor. Mesela
üç kişi buluşuluyor ve benim yanımda en
yakın arkadaşım var ve birisi var
karşımızda. Diyor ki ben anlamadım
hiçbir şey anlamadım. Ne şakaya
gülebiliyor, ne bir şey böyle duruyor.
Biz de onu anlıyoruz tabii ki kardeş.
Hani giderken birbirimize k abi lütfen
aramızdaki hiçbir şeyden bahsetmeyelim
tamam mı? Tamam. Bu bir pakt gibi bir
şey anladın mı? O yüzden yanınızdaki de
sıkılmasın diye.
>> Doğruymuş ama. Evet. Güzel.
>> Miris Sence abi bir kez sen bilirsin
lafından ne kadar [kahkaha] nefret
ediyordu?
>> Çok nefret ediyordur. Sen bilirsin fark
etmez. Sen nasıl istersen bunlar bizde
yok. Ben de madem fark etmez niye
soruyorsun bacım bana?
>> Evet. Madem öyle. Madem öyle yani bunu
bu ralarda yokum. Y
>> senin bir fikrin yok mu? Senin bir
arzun, isteğin ihtiyacın yok mu? Ben
biliyor olsam sana sormam
>> zaten şuraya gidelim derim. Yani sana
soruyorsam belli ki ben karar
vermemişim. [kahkaha]
Sen ver abi o kararı bana. Ya da bazen
şu eee ben bir karar verip bunun
sorumluluğunu almak istemiyorum. O
yüzden lütfen o kararı sen ver
sorumluluğunu da sen al. Ben şu an çok
yorgunum. Rica ediyorum.
>> Çok teşekkür et. Alkış istiyorum ya.
Olmuyor mu? Ölüyorum.
10 sene sonra
>> sence Aybüke'e
nerede ne yapıyor olacak? Yani buna
böyle başka bir hayallerin var mı diye
merak ettiğim için de soruyorum aslında.
>> %100 dünyanın herhangi bir yerinde bir
sahil kasabasında bir çiftliğim var. 17
köpeğim, 72 koyunum falan var. Onlara
bakıyorum. İşim
bu olur herhalde yani. Başka bir hayalin
var mı oyunculuk dışında da böyle yaş
daha daha gerçi 10 sene sonra daha iyi
boyunca hep sahnede olmak istedim.
Oyunculuğu tercih etmemin sebebi de
dansçılıktan sonra aslında sahnede olmak
isteğimdi. Sahnede olacak bir şeyler
yapıyor olurum eminim. Onun ne olduğunu
bilmiyorum. Onu o zaman bulurum. Tutkuma
ya da iç güdüme yönelik bir şeyler
yaparım. O zaman bulurum ama yapa yalnız
yani belli bir şeyde belli bir
kalabalığın içinde doğanın içinde aynen
kendi kalabalığının içinde doğanın
içinde hayvanlarla bir şey eee yapıyor
olur
>> inşallah. Peki bu böyle hani geçmişteki
ayb şey söyle hoşuma giden bir şey değil
benim soru değil aslında ama şunu merak
ediyorum. E geçmişte özellikle eee kötü
hissettiğini bildiğin zamanlardaki
Aybüke'ye yani ya keşke o gün o kadar da
diyeceğini o öyle bir şey de yoktu
diyeceğin çok hikayen var mı?
>> E var %100 ama ne yapıyorum?
>> Şu an bunu konuşmuyor musun?
>> Hayır. [kahkaha] Şöyle yapıyorum. E ne
zaman bir aynayla yüz yüze gelsem böyle
yapıyorum. Sen bunu halledeceksin.
[kahkaha]
Full krinç ya. İnşallah dışarıdan beri
beni hiç görmemiştir bunu yaparken.
Gerçekten yap
>> yapıyorum ya işte asansöre biniyorum
mesela atıyorum sete gireceğim ve kötü
bir gece geçiriyorum ya da gün
bilmiyorum asansör ağlarken gelmi sen
bunu ağlayacaksın. [kahkaha]
Yazık anan önüşkelmiş
[boğazını temizler] ya.
>> Yani kendimi kendi kendime ikna etmeye
çalışıyorum yani. Halledeceğiz geçecek.
Beraber başaracağız. Evet. Geçti de hep
her şey geçti bir şekilde.
>> Ev. Aynen öyle. [müzik]
>> Peki ben kimim oynuyoruz
>> şu an? Burada mı?
>> Burada. [kahkaha] Furkan anlı.
>> Evet zaten tepkim tepkimden anladın
değil mi? İyiimde olunca ben de biraz
fazla tepki verdim.
>> A [kahkaha]
>> kadın mı?
>> Erkek.
>> Erkek.
>> Ben evet hayır mı demeliyim?
>> Fark etmez. Ok. Benim soruma cevap
başlamamışım [kahkaha] değil mi? O
yüzden oynayamadım.
>> Erkek eee oyuncu mu?
>> Hayır.
>> Müzisyen mi? Sen seviyor musun?
Arabeskır.
>> Pop mu?
>> Hayatta mı? Tövbe ya Rabbim.
>> Eee şu an aktif konser veriyor mu?
>> Hayır. Şu an bir dünya turnası yok.
Geçen seneydi.
>> Dünya turnesine gerek yok. Konser
veriyor mu yani? Veriyor. Veriyor.
Veriyor. Tabii.
>> Pop erkek genç.
>> E değil artık değil.
>> A
>> kızım [boğazını temizler] kıyamam.
>> Yaşı var.
>> Var.
>> Eee çocuğu var mı?
Var mı lan?
>> Var. Var mı? Var. Varmış.
>> Var. Evli mi?
>> Şu an değil.
[kahkaha]
>> E kızım hiç bilemedim.
>> Dur bir dakika. Hep şey bilemedim. Türk
mü?
>> Hayır.
>> Ha. Oo. Güzel. Hiç anlamadım ya. Kafam
çok karıştı.
>> 8 kere 9
>> ama şu
bilmiyorum ya. Aklıma kimse gelmiyor.
Bana yardım edin.
>> Bunu nasıl bilemezsin artık?
>> Çok severim ya. Çok üzüldüm.
>> Oyuncu mu?
>> Değil ama ben sana bilgi de verdim. Evet
oyunc.
>> Oyuncu değil. Şarkıcı.
>> Şarkıcı. Ok. Erkek mi kadın mı? Bana
niye sinirleniyorsun?
>> Erkek mi kadın mı?
>> Erkek.
>> Erkek.
>> Ger beni.
>> Türk mi? Yabancı mı?
>> Yabancı.
>> Yabancı. E Justin Black de bir şey
değilş. [kahkaha]
>> Yabancı. E benimle ne alakası var? Niye
bu soruyu?
>> Ben bilmiyorum. Belki vardır alakası.
>> Yok. Justin the Black soruldu. Alakası
yok.
>> Var mı alakası? Seninle alakası var mı?
>> Ha yok. Benim de yok. Rapçi değil.
Değil. Ben bittim. Gösterin direkt. Hiç.
>> Hayatta da değil.
>> Hayatta da Michael Jackson.
>> Aynen öyle.
>> Bunu bilemezsem oyunu bitiririm. Evet.
>> A ama şimdi kim hırslı? Şimdi şimdi
gelin görün kim hırs Aa
>> arkadaşlar ben bu ara bir düşkünüm
kendisine.
>> Allah Allah. Erkek mi kadın mı?
>> Erkek.
>> Türk mü?
>> Türk. Oyuncu mu?
>> Nüsyen mi?
>> Evet.
>> Şarkıcı
>> oyunculuk da yaptı mı? Hayır.
>> Eee,
>> yapmadı herhalde.
>> Yaptı mı?
>> K oynadı.
>> Bir kere bir yerde oyn.
>> Bir kere oynadı. Bir yerde yeni oynadı.
>> Nerede oynadın? Dur dur dur.
>> Durun durun.
>> Çalışmaktan yakalayamamışım.
>> Tamam. Genç mi?
>> Genç.
>> Yakışıklı mı?
>> Ay.
>> Beni [boğazını temizler] tanıyanlar ve
programımı izleyenler ben kendisini daha
önce ben sevdiğimi söyledin mi? Edis.
Bravo.
>> 10da 11 çocuk.
>> Ah!
>> Tamam mı?
>> Tamam.
>> Ama terapiye gidiyor mu kardeşim?
[kahkaha]
>> Bence gidiyor. 10da 10 saat kesin.
Aynen.
>> Ama haklı olduğunu kanıtlamadan asla
konuyu kapatmıyor. Susmuyor.
>> Haklı olduğunu kanıtlamak. Peki haklı mı
o konuda? Yoksa haksız kendi.
>> Hayır haksızken de.
>> A
>> ah çok kötü.
>> Abla sen bunu boşal. Olmaz olmaz.
memin ol
>> onda 3 ortalamanın altında aslında
>> ama hayatında tanıdığın en komik insan
yanındayken gülmekten çenen ağrıyor
böyle bir nasıl onda 3 olur aslında ama
>> o olmaz bu 7 falandı
>> evet bu çıkartır 7ye değil mi
>> tabii komik çok önemli gülüyorsun en
önemli en önemlisi bence aynı fikirdeyim
>> onda 6 ama
>> evet
>> senin en küçük baş onun yani en küçük
başarısını bile sanki dünyayı
kurtarmışsın gibi kutluyor
>> aferin doğru Sev. Ben de severim ya. Her
şey kutlansın.
>> Hemen tabii ki %100
>> 10da 10.
>> O evet
>> ama telefon şifresini asla göstermiyor.
Telefonla hep ekranı kapalı tutuyor.
>> Ok.
>> Zaten niye göstersin?
>> Ha zaten abartma. Ha onu bir de
hissedersin anlarsın yani.
>> Evet. Değil mi? Onun için telefona şey
yapmaya gerek yok. Telefonluk bir durum
yok.
>> Kesinlikle herkesin hissedemediğini mi
düşünüyorsun? Yoksa şunu merak ediyorum.
Bu kadınlarla ilgili merak ettiğim bir
şey benim. Bazen bazı kadınlar
hissedemez mi yoksa konduramaz mı? Her
kadın hisseder mi? Değil mi? Kadın
hisseler ama benim benim şu kadarcık
tecrübem varsa bu hayatta kadın
arkadaşlarım üzerinden hepsi hisseder.
>> Sadece konduramamaz.
>> Bu arada sadece kadınlarla alakalı
değil. Yani ikili ilişkide bir şey
olduysa bence erkekler de hissediyor
zaten bu. Yani senin ilişkiye verdiğin
kar Evet. Karşındakini tanımaya verdiğin
ayırdığın zamanla alakalı bir şey. Yani
bence herkes hissediyor. Sadece kadın
erkek değil yani. Onda be ama ailen ve
arkadaşların ona kelimenin tam anlamıyla
bayılıyor. Bu yukarı yukarı çıkartırma.
Aynen. Hayır. Evet abi. Ne oluyor yani?
Kesin bir sıkıntısı var bunun. Çünkü
yani benim arkadaşlarım çok madidir.
Sıkıntılı tiplerdir yani. Birini çok
seviyorlarsa ben ona bir şey ararım.
[kahkaha]
>> H
>> kusura bakmayın. Onda 8 ama dışarıda çok
kibar. Evdeyse inanılmaz dağınık ve
pasaklı.
>> Okey.
>> Oke.
>> Oke. Oke.
>> Onda ik ama en karanlık anlarda elini
tutan tek kişi o oluyor.
>> Ah kızum. Hayır olmaz. Bir kere yeterli
değil. [boğazını temizler] Bir ilişkide
olacak bir şey değil bu yani. Sen sen
bir hayatın bir kendine dön bak derim.
>> Sen senin hatan bu.
>> Tamam tamam tamamdır.
>> 10da 10 ama her şeyi ama her şeyi ama
her şeyi annesine babasına danışmadan
yapamıyor.
[kahkaha]
>> Geçmiş olsun. Hoşça kal.
>> Şifalar. Ben çok beğendim onu. Şifal.
Kendine çok iyi bak. Seni tanımak
güzeldi arkş kalalım. [kahkaha] Onda yi
ama ne zaman moralin bozuk olsa şak
şakçılık yapmak yerine sana duymaya
ihtiyacın olan gerçekleri söylüyor.
>> Aa çok iyi. Yüzüğü taktın kardeşim.
>> Onda 9 ama sadece kendi istediği
planları yaparsanız mutlu oluyor. Senin
seçimlerinde hep moda düşüyor.
>> Şikayet eden insanda da yoksun değil mi?
Ben de hiç yokumam. Hadi abi abi
çekemem. Hayır etsin de kendine göre
etsin. Onun da bir şeyi vardır yani. Bir
adabı vardır abi şikayetin. Anladın mı?
Hani bir yere kadar et de hani
>> söylenmekle şikayet arasında fark var
bence. Sürekli söylenen tipler var ya
onu da beğenmez, onu da beğenmez. Abi ne
istiyorsun sen tam olarak?
>> O da bilmiyor ki. Bilse zaten bu kadar
söylenmez.
>> Belki de. Teşekkür ederim.
>> Son oyunumuza geldik. Kulaklık
oynayacağız.
>> Ay kahrol. Rezil olduk şimdi. Ne olacak
şimdi? Sen bir şey diyeceğ. Birbirimize
kelime anlatacağız. Rezil olduğumuz
nokta şu.
>> İkimizde de kulaklık var. Dolayısıyla
anlayıp anlamadığımızda teyitleşip
çıkartacağız kulaklıkları. Böyle rezil
olduğumuz an. Hadi. Prasa.
>> Manita, manita. Manita.
>> Prasa.
>> Prasa. Prasa.
>> Prasa. [alkış]
Yes. Şimdi sana veriyorlar.
>> Uzun
>> hişu.
>> Uzun
uzun
>> burç.
>> Uzun uzun
>> kurşun.
>> Uzun.
Uzun
>> olu.
>> Uzun
turşu. [kahkaha]
>> Uzun [boğazını temizler]
uçkur
uzun. Kurşun uzun. Bir sinirlenme sakin
ol. Bazen bilemeyebiliyoruz. Tamam. Uzun
huşu. Uzun uzunm [alkış]
anlayamayabiliyor [kahkaha] arkadaşım.
Oyun bu. Evet ben anlatıyorum. Tavuk.
Lavuk
>> tavuk
>> lavuk
>> tavuk.
[kahkaha]
>> Evet. Ben lavuk dedim ama bence değil.
>> Tavuktu ama ben önemli ama bildim.
>> Bildik. Aynen. Bir tane bildik. Daha
abartsın söyle ama. Okey. Tamam.
>> Sarkıt
>> ya abi. Hadi ya. Bunu ben nasıl sinirlen
[kahkaha]
sarkıt
sarkıt
sar
sancı
>> sar san kıt
>> rı kıtık kıt [homurdanır] kıt sandık
sandık sandık
>> sar
>> sar
>> sar
>> kıt
>> gı
>> kıt
>> sargı
>> kıt sarı
Kıt
[kahkaha]
>> sar sar sar sar
>> sal
>> sar
>> salkım
>> evet [kahkaha]
>> sardım
iki
>> ne iki kelim birincisi
>> sar
>> sarincisi
kıt gitti
>> kıtı [kahkaha]
kıt kıtı
>> kıt
[kahkaha]
Kıt
>> sarık
>> sar
>> sar sar
>> kıt
>> sargı
>> kıt kıt sar [kahkaha] kıt
>> arkadaşlar ben yapamıyorum
>> neymiş [kahkaha]
[alkış]
>> neydi neydi sarkıt
>> he anlamadım ayrı bir şey olmaz aşkım a
okumak bu ya
>> insanlar yapamayabilir Hayır [kahkaha]
şey bir tane iyi bitirmek için yapalım.
Bir tane bildiğin aç ister misin böyle?
>> Hayır [kahkaha]
>> gülüm kıt. Hayır yani
>> anlataya böldüm bacıım.
>> A sen çok iyi anlattın.
>> Ben yapamadım ki belli ki. Hayır kıt
anlaması zor bak. Tamam
>> kıt kıt kıt
>> sen kıl gibi şeyler söyle
>> çünkü bak kıt [kahkaha]
[müzik]
>> eee seni tanıdığıma aşırı mutluyum
dianın en eğlenceli kadınlarından
birisin. Enerjine, ışıltına sağlık. İyi
ki geldin. Aşırı mutluyum gerçekten. Çok
teşekkür ederim. Seni çok seviyorum.
Aysat bizlerleydi. Bir [alkış] sonraki
bölümde görüşürüz. Abone olmayı
unutmayın. [coşkulu tezahürat]
>> [alkış][müzik]
[müzik]
[müzik]
[müzik]
[müzik]
[müzik]
>> Damak ve [müzik] gofletin efsanevi aşkı
Damak hala Melisiten'le zaten şovu
sundu. Dur
More transcripts
Explore other videos transcribed with YouTLDR.

BIOLOGI IPA - Faktor-faktor Pertumbuhan & Perkembangan Tumbuhan | GIA Academy
GIA Academy · Indonesian

Eksponen dan Logaritma Bagian 1 - Definisi dan Sifat-sifat Eksponen (Kelas X Kurikulum Merdeka)
m4th-lab · Indonesian

Pidato Duta Baca Indonesia - NAJWA SHIHAB
Testimoni Perpustakaan · English

हिंदी में वर के पांच वचन।। Hindi mei var ke panch Vachan।। कन्या के पांच प्रतिज्ञा।।9918274027
Acharya Parmendra ji आचार्य परमेन्द्र जी · Hindi

Kenapa sih Rokok itu Berbahaya?
Ini Kata Dokter · Indonesian

Fisika kelas X - Dinamika Gerak Partikel part 1 - Penerapan Hukum Newton 1
BIG Course · Indonesian

Apa Arti Mesin? || Apa itu Motor bakar? || dasar-dasar Otomotif || teori ke 1 ||
Fatur ID · Indonesian

हिंदी में कन्या के सात वचन।। Hindi me Kanya ke Sat Vachan ।।9918274027 #विवाह #सात #वचन
Acharya Parmendra ji आचार्य परमेन्द्र जी · Hindi

KEKEJAMAN JEPANG DI INDONESIA (1942-1945)
Hendri Teja · Indonesian

HUTAN LINDUNG || Mengenal Apa Itu Hutan Lindung Serta Kriteria Apa Saja Dalam Penetapannya ||
FOREST CHANEL 59 · Indonesian

6 Months Later… Was It Worth It? (Q&A)
Sailing La Vagabonde · English

Awas, Jangan Buang Minyak Jelantah Sembarangan
CNN Indonesia · Indonesian
Get the TLDR of any YouTube video
Transcribe, summarize, and repurpose videos in 125+ languages — free, no signup required.